Güneş dudaklarını dikiyor,
Kavaktan saç telleriyle.
Yârim, yarama tuz ekiyor.
Gül kokulu narin elleriyle.
İşitmiş olmalı feryadıma sağır,
Samimiyet öldü bugün,
Ruhumun sokaklarında.
Yarım bir sükût kaldı,
Dostun dudaklarında...
Kırık bağlamam, garip sazım elimde.
Atam Süleymanoğlu yaşar dilimde.
"Neden daha evvel atlatmadım?" deyince,
Sözüm yetmez anlatmaya, efendiler...
Mart ayının altmış sekiz kışında.
Çalıyor işte taş plakta ruhumun ilaç notası.
Kayboluyor sen denizinde gözlerimin rotası.
Kalbim sevgimin bineği, yüz bin yıllık uçan halısı.
Güzelsin Binbir Gece Masalları'ndan, hayatımın kadını...
Bin günahı bir elmaya sığdırıp,
Cennetten kovulanlar gibi seviyorum seni.
Bundandır, ikinci bir kadın ihtimali olmayışına rağmen, kıskançlığını Havva'dan miras alışın.
Öyle bir seviyorum ki seni;
Seninle evleneceğim.
Ben, balkonunda fesleğenlerinin ıslanmasını izleyen genç kız değilim.
Olsaydım, yağmur güzel yağardı.
Ben, kahvesini yudumlayan genç yakışıklı da değilim.
Olsaydım, yağmur güzel yağardı.
Hasret kokan kara yorgan,
Üşütme sakın, bağrında sevdiklerimiz yatarken...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!