Bin günahı bir elmaya sığdırıp,
Cennetten kovulanlar gibi seviyorum seni.
Bundandır, ikinci bir kadın ihtimali olmayışına rağmen, kıskançlığını Havva'dan miras alışın.
Öyle bir seviyorum ki seni;
Seninle evleneceğim.
Senden çocuklarım olacak.
Her akşam dönerken eve, dünyanın kahrını çekip,
Arayıp sana soracağım: "Yoğurt alayım mı?" diye.
Çocuklarla birlik olacağım.
Terör estireceğim senin topraklarında.
Evlerin kuytu köşelerine, mutluluk sloganları olmasa da, resimlerini çizeceğiz.
Kara kalemlerle, pastel boyalarla.
Ve sana inat, basıp kaçacağız apartmanın tüm zillerine.
Belki bir gün camını kırar,
Pis burunla abandığım meşin topum.
Belki kesersin bahçeye kaçan tüm toplarımı.
Ben bilye oynayıp mahallemin toz toprağına batarken,
Tam mavi önlüğümle nişan alıp gözlerinin rengini,
Üteceğim sırada seni,
Eve çağrılma zili olan akşam ezanı gibi ayırsan da gözlerini gözlerimden,
Ben hep seveceğim seni.
Sabırlıyımdır çünkü.
Abilerine ayna tutar, göğü göğüsleyen uçurtmayı çocukluğum.
Bazen tellere dolanır, çıtalı hayallerim gibi.
Korkuyla umut arasındaki ince çizgidir o.
Ve çocuk aklıma rağmen bilirim;
Her uçurtma kurtarmaya değmez.
Her adamdan şair olmaz.
Ve hak etmez her kadın bir şiiri.
Ama ben,
Kurtaracağım her tele dolanmış uçurtmayı.
Ve değmese de yazacağım bir kadına o şiiri.
Ve sana söz veriyorum sevgilim;
Seveceğim seni her ikindi vakti.
Sözüm söz, seveceğim seni.
Evleneceğiz seninle.
Belki çocuklarımız olacak.
Yemek yapacağım seninle.
Kitaplar okuyacağız, kelli felli adamlardan.
"Vay arkadaş!" diyeceğiz,
İçimize gömerek bin yılın ukdesini...
Kayıt Tarihi : 19.03.2021 14:29:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!