Yâr adı ile başlarız sözümüze.
Başkası görünmez gözümüze.
Bir aşk düştü ki özümüze,
Ok atmak derler adına, Efendim.
Evet, aşktır ok atmak.
Dosta güven, düşmana korku salmak.
Her yiğide nasip olmaz kabza tutmak.
Çok çile çekmek gerek, Efendim.
Edeptir tekkemizde ilk adım,
Kemankeşlikse eğer muradın.
Aşk ile çalıp kapıyı,
Bir üstada râm olacaksın, Efendim.
"Ben zaten biliyorum." demeyeceksin.
Söylenenleri yerine getireceksin.
Sabah akşam kepaze çekeceksin.
Bin gün kâfidir, Efendim.
Bakma yayın vav misali eğri olduğuna.
Çok sırlar vardır onda.
Kirişinde, kasanında, hatta kabzasında
Ne sırlar gizlidir, Efendim.
Peygamber sünneti; sonuçta incelikli iş.
Tutuşun sağlam, parmağında zihgir,
Elinde kiriş, gönlünde aşk,
Niyetin gaza olmalı, Efendim.
Anlatamaz sözlerim o muhteşem aşkı.
Oku Enfâl on yediyi, hatırla Pir Vakkas'ı.
Dilinde her daim Hakk'ın adı.
Uhud'da gibi atmalısın, Efendim.
Baştan aşağı ince zarafet.
Sende yaydaki gücü artık fark et.
Okun yaydan ayrıldığı hasret,
Ancak hedefte biter, Efendim.
Nefsini köreltmeli kemankeş kişi.
Sevmeli cümle mahlûku; budur asıl işi.
Kin ile bilerse dişi,
Yazık eder şirk'e, küpe, Efendim.
Oklar asaletini yaydan alır.
Elif misali endamlıdır.
Savaşta güzelliğin adı,
Bir yay, bir oktur, Efendim.
Küçüktür yaşım, bilir beylerim.
Edepte kimseye kusur etmedim.
Tirkeş dolusu sevgi getirdim.
Ok'untular sahibine vardı, Efendim.
Nice yiğit ağabeylerim var.
Bundan geri kalır mı bizim hatunlar?
Gönlü güzel yiğit kızlar,
Onlar da ok atar, Efendim.
Bayram yeridir festivallerimiz.
Daha katılamadım, yokmuş nasibimiz.
Cenk etmeyi elbet severiz.
Hele o gün gelsin, Efendim.
Camiada çok hevesli kardeşlerimiz var.
Gençlerimiz sünnete talepkâr.
Beyler toyda versin karar.
Alpler gereğini yapar, Efendim.
Ümmetin kızları geri kalmaz erlerden.
Yoldaş olurlar bize gönülden.
Nene Hatun gibi her seferde,
Arkamızda dururlar, Efendim.
Ürkütür tabii bu küfr-ü cihanı.
Süreriz besmeleyle Arap atlarını.
Asla vermeyiz zalime fırsatı.
Etle tırnak oluruz, Efendim.
Nice ismini sayamadığım er ve hatun kişiler,
Haklarını helâl eylesinler.
İlyas size dua edip dua bekler.
Allah'a emanet olun, Efendim.
Kayıt Tarihi : 28.05.2017 15:20:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Şiirin Hikâyesi 2015 yılında geleneksel okçuluğa başladığımda, adeta büyülenmiştim. Yayın ve diğer ekipmanların maddi olarak ulaşılması güç olması, ailemin de o dönemde bunları karşılayacak imkâna sahip olmaması nedeniyle bu sevda benim için yalnızca uzaktan hayranlıkla bakabildiğim bir hayaldi. Bu yüzden talimlerimi ve eğitimimi, bir vakfın istifademe sunduğu yaylarla sürdürüyordum. Fakat her geçen gün içimdeki okçuluk aşkı daha da büyüyor, beni adeta kendine esir ediyordu. Bu, sıradan bir hobi değildi; tıpkı insanın sevdiğine duyduğu derin muhabbet gibi, gönlümü bütünüyle kuşatan bir aşktı. Takvimler 28 Eylül 2015'i gösterdiğinde, gece saat 01.03 olmuştu. O gece içimde taşıdığım sevda artık kalbime sığmadı. Sessizce kelimelere dönüştü ve ilk mısralar doğmaya başladı. Bu şiir, yalnızca bir yaya ya da okçuluğa duyulan ilginin değil; geleneğe, edebe, sabra ve gönülden bağlanılan bir yola duyulan aşkın dile gelişidir. Elhamdülillah...




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!