Ne gaflet, bakmaz ağlar ağlanacak haline;
Ağlar gelmiş geçmişe, bakmaz istikbaline.
Gözyaşı; ne kederden, ne derttendir ne yastan...
Gözyaşı, gözü, gönlü silmek için o pastan…
Gözler ne bir pencere, ne ışık, ne aradır;
Gözler kalbi kanatan iki açık yaradır.
Gözler ne kahverengi, ne yeşil, ne karadır;
Gözler gönül ufkunu gösteren manzaradır.
Bir nesil istiyorum;
Yürekleri pak olsun,
Alınları ak…
Bir nesil istiyorum.
Ecdadı gibi elhak.
Fatih Sultan Mehmet Han, müstesna bir handı O.
İstanbul’u fetheden muhteşem sultandı O.
Büyüdü bu başkentin büyülü rüyasıyla,
Yıllarca bu sevdanın ateşiyle yandı O.
Meşhur Sultan Süleyman, büyük hükümdardı O.
Şöhreti asırlara hükmeden hünkârdı O.
Mohaç’ta haçlıları serdi bataklıklara,
Avrupa’yı titreten kudretli serdardı O.
Doğdun Anadolu’nun dumanlı dağlarından,
Hayat sundun her mevsim bağrı yanık toprağa,
Seninle deryalara uzandı şanlı vatan,
Renk kattın gökyüzünde ay yıldızlı bayrağa.
Sen ki yurdun bağrından çağlayan bir ırmaktın,
Söner ışıkları kalp sarayının,
Mermer sütunları yıkılır ruhun,
Düşer kanatları düşlerin yorgun,
Kararır mehtabı gönül ayının,
Söner ışıkları kalp sarayının.
Esiyor bir gür esinti vatana,
……. Palandöken Dağı’ndan.
Dağılır hamiyet ruhu cihana,
……. Dadaşlar otağından.
Nice gönüllere hayat vermiştir,
Gelmişti makama arz-ı hâl için,
‘Bey’ dedi kasıldı, dikti başını.
Bir çalım, bir tafra attı o biçim,
‘Hey’ dedi kasıldı, dikti başını.
Kapıdan bir hava, girdi içeri,
Zeminin kesiştiği, zamanın durduğu yer;
Nice cihangirlerin hayaller kurduğu yer…
Bir altın kemer gibi sarmış göğsünü surlar,
Parlar her köşesinde ihtişamlı asırlar.
Açılır sonsuzluğa şafaklarında zaman,
Bir büyülü rüyadır gün batarken asuman.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!