Ey Türk! Sonsuza kadar sürecek senin şarkın,
Sen ki kutlu destanı, kahramanısın Şark’ın.
Ey Türk! Düşmeyecektir dillerden şanlı türkün,
Dinleyecek her kuşak türkülerini Türk’ün.
Göz kırpınca kundaktan uyandık sandık güya;
Meğer dalıvermişiz bir efsunkar uykuya.
Aralık 2010
Çakıl taşı saf, berrak; taşın en zirve hali…
Çakıl taşı sularda bulur engin kemali.
Çağların çilesini barındırır bağrında,
Dağ gibi yüreğinde taşır bin ihtilali.
Cihangirlerin otağı,
Hayattır taşı, toprağı,
Kervanların baş durağı,
Medeniyetlerin yolu,
Güzel yurdum Anadolu.
Ayrılık isteyenler, etrafına bir baksın…
Kan ile gözyaşından başka ne bulacaksın.
Sanıyor musun sana, hürriyet verecekler?
İşte mazlum Filistin, işte acı gerçekler.
Bayramlar toplumların durulduğu günlerdir.
Bayramlar yaraların sarıldığı günlerdir.
Bayramlar insanların coşkuyla kaynaştığı,
Birlik beraberliğin görüldüğü günlerdir.
Bir akşam bu sahilde batan güneşi izle,
Kızıl ufkun ardında birleşirken denizle.
Görürsün ışıkların denizde yandığını,
Görürsün her akşam bir devrin kapandığını.
Bir hicrandır bu dünya; aşktır, hüzün, umuttur…
Bu yağmurlar gözyaşı, bu sevdalar buluttur.
Tut gönül ırmağını yatağından taşmasın,
Tut ki kızıl çöllere akıp buharlaşmasın.
Dalgalar, ne fırtına, ne de sadece bir su;
Dalgalar, denizlerin karalardan arzusu...
Dalgalar, denizleri kirinden arındıran,
Dalgalar, her damlada bir derya barındıran…
İsmi Sultan Selim Han, namı Yavuz’du O’nun.
Tarihlere yön veren muhteşem izdi O’nun.
Geçti tüm saltanatı sefer otağlarında,
Nice zaferlerini destanlar yazdı O’nun.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!