Yükün ağır olsa da, tahammül edip taşı;
Öyle sabır göster ki, çatlasın sabır taşı.
Nisan 2005
Sanma bağ bahçelere her sabah yağan kardır.
Sanma çiy taneleri donmuş birer buhardır.
Kim bilir hangi puslu, serin geceden kalmış;
Hangi mahzun kalplerden dökülmüş damlalardır.
Yağ insanlık ufkuna yağ tertemiz kar gibi,
Sar toplumun bağrını bembeyaz dağlar gibi.
Düş mahzun gönüllere rahmet olup semadan,
Yağ inceden inceye yıldızlar yağar gibi.
Bir rüzgâr ılık ılık yüksek dağlardan eser,
Bir rüzgâr o esince kalmaz rüzgârdan eser.
Eylül 2011
Yürü dağ taş demeden kayalarda iz kalsın,
Yürü sessiz sedasız izler sahipsiz kalsın.
Yürü kar kış demeden, yürü bu hengâmeden,
Kalpler sükûn içinde bırak tertemiz kalsın.
Bir hicran mevsimidir yüreklerde sonbahar,
Savrulan yaprakları, kırılan dallarıyla…
Yağmurları gözyaşı, rüzgârı hasret kokar,
Sararır bağ bahçeler rengârenk gülleriyle.
Değişir her tarafta ışıltısı baharın,
Aşk ateşle yıkayan, kalpleri buzla saran;
Aşktır ruhu titreten, aklı baştan çıkaran.
Aşk gaflet bulutunu dağıtan kutlu rüzgâr,
Aşk gönül bahçesinde açan rengârenk bahar.
Geçmiş yıllar deyip geçme,
Geçmişte bir hayat vardı.
Bir dünya vardı âlemde,
Yedi kat gökler sığardı.
Hayat şartları sınırlı,
Doğduk, büyüdük, öldük... Yaşamış olduk güya,
Sonsuzluk gecesinde, hayat bir anlık rüya.
Nisan 2000
İçerken pınarlardan akan tertemiz suyu,
En gür kaynağı oldu artık kentlerin kuyu.
Kurudu damarları asırlık çeşmelerin,
Klorlu musluklara mahkûm ettik kamuyu.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!