Kentin caddelerinde yürümekte Necati ...
Yüzünün çizgileri yirmi üç yaşlarındadır ancak...
Ama kalbi bin yaşında,
ümitleri paramparça,
bilir misin
kadın beyaz bir gül gibidir
mavi bir ışık gibi
hani el değince bozulan ve gölge düşünce küsen
böyle kavli karar kılınmış ezelden
o kadar ki
bu hikayede yazılmadık tek rüya
yusufun rüyası
züleyhanın rüyası
nedeni sensin gecelere kök salan yıldızların
sebebi sensin saçlara düşen akların
çilekeş bir yüreği perişan eden acıların sebebi sen
onca günahla kirlenmiş onca isyana rağmen
akan sıcacık gözyaşların sebebi sen
siz bir çocuğun savaşta nasıl öldüğünü
hiç düşündünüz mü?
vurulup yıkıldıklarında,
sönmekte olan gözleriyle son kez göğe bakıp
başları toprağa düştüğünde.
küçücük saksısı içinde
bir begonya durur penceremin önünde
biliyorum
bir gün pas tutmuş kilidi açılacak penceremin
sıcak rüzgarlar okşayacak saçlarını
ve kokusu içime dolacak
hepimizin başına gelmiştir
birdenbire kararır hava
rengi solar dünyanın
çevremizi kuşatır aşılmaz bir sessizlik duvarı
maziyi ayakta tutan o tel mi kopmuştur
kalbimizde özenle kuruttuğumuz yaprak mı çatırdamıştır
ümidimizi kesmişiz kendimizden
zifir bir gecedeyiz,
geleceğimize ölüm yazılı.
ki gecemiz yunusun gecesinden
bin kez daha korkulu
"Ruha dön ve onun isteklerini olgunlaştır,
Çünkü sen cisim ile değil, ruh ile insansın"
azimle yapılması gereken büyük hayırlı işlerim var
icrası istenilen çok mühim görevlerim
birde şeytanlığa taalluk eden bir kalbim
zaman bir sarhoşlukla salına serpile yürüyüp gidiyor
günden güne, dakikadan dakikaya
ihtiyarlığın yolunu tuttuğumuz şu anlarda
gün geçtikçe çocukluktan ayrılıyor uzaklaşıyoruz
kendi benzerimizi bulmaya doğru




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!