karanfil kokusu serptim yollara
ışıkların sustuğu zamandan beri
yanmış hislerin külleriyle dolu kalbim
mezar kazıyorum onlara hafızamın boşluklarında
bir damla yaş
acı bir sızı
sahildeyim
bir yalı rıhtımında
her taraf alev içinde
parıl parıl
gönlümden çok şeyler geçiyor
dönülmez akşamın ufkundan
çekilip gidiyor güneşin kızılca ışıkları
pas tutuyor pencere önlerinde umutlarım
yıldız yıldız
yolsuz şimal gibiyim
bir bomba patlamış sanki kalbimin merkezinde
ve önce sen ölmüşsün uzun yaz gecelerinde
sonra içimde senden kalanlar
her bir türevi her bir zerresi her bir kalıntısı
oysa…
hareketsiz kalır düşler
yüreği yaralı güvercin gibi
inzivaya çekilir yarım yamalak birkaç duygu
gece yağmuru zamanları
bir kırmızı gül boşluğu var içimde
hiç çiçek açamayan yer yosunu yalnızlıklarım var
hiç bir mevsimde olmadığı kadar
yarını olmayan med cezir düşlerim
bilhassa bugün
yeni bir sefere daha çıkıyorum
zorlu bir mücadelenin ertesinde
bir ahdi diri tutmak için
göç ediyorum ruhani menzillere doğru
oysa olsaydın
öyle yanımda olsaydın
ne kadar zor
derin bir hasretin üstesinden gelmek
tek başına
yıllarca aşkın hicranıyla bestelenmiş,
hasreti nerede görsem tanırım
her gece mistiklerin anlattıkları hikmeti bilirim
zihnin içinde çarpışan bin bir dramı
şafak sökümünde gizlenen sırların gizemli öyküsünü
kim bilir
hangi limana uğramış seyr ü seferlerin
hangi gönül şehrinin gök katlarını hangi renge boyamış
kim bilir
sonsuzluğun içinde
deniz mavisinin akışkanlığında derinlik arayarak




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!