Ey bâd-ı sabâ naat-ı şerifi (Muhammes)
Bu eser, "Ey bâd-ı sabâ" ifadesinin redif olarak kullanıldığı, beşer mısralık bendlerden oluşan klasik bir Muhammes'tir.
Vezin: Mef'ûlü / Mefâîlü / Mefâîlü / Feûlün
Aşkınla yanan gönlüme bir çâre getir gel,
ah natalya
hey dağda ki bulutları kovalayan rüzgar
hangi taşa, hangi toprağa bakarsan bak
rüyalara giren memleket ukrayna
henüz yeni açmış menekşelerin hüzün kokuyor
üzerine bombalar yağıyor
ey can her gece avare uykusuz vakitlerde
yüreklerimiz el ele tutuşup gitsin yıldızlı semalara
aşk şarkılarının nağmeleri nur içinde nur olsun
bir kez daha sabahlara yakın düşsün aydınlıklar
parıldasın her çizgisi tutuşan ufukların
ey gökyüzünden tılsımlar döküp parlayan güneş
karanlığı yakıp yandıran ışık
ateşinle ham duygularımı etkile
bir alevinle şu katı kalbim binlerce tutuşsun
kurtulsun mahzenlerindeki gölgeler
Ey Sevgili
Nurun on dört asır önce parlayan aydı
Gönlümdeki mahzenler ışığınla aydınlandı
Ashabındı
Karanlık gecelerin dost olan yıldızları
Kurak mevsimlerin gül kokan yağmurları
Razıyım bir kum taneciği olmaya bastığın yerlerde
Yeter ki fırsat bulsun merakım ölmeden önce
Razıyım bir kelamına bir nebze muhabbetine
İster hülyama ister serabıma ister rüyama gel
Unutulmak ihtimali nar yangınından da öte
ey rasulülllah’ın amcası hamza
ey Allah ve rasulü’nün arslanı hamza
ey hayırlar işleyen hamza
ey rasulullah’ın koruyucusu hamza
gözyaşları süzülürken
sana yaslıyım
Her uykudan önce bir şeyler fısıldar dururum
Bil ki yalnız sen geçersin dualarımda
Yüce Rabbime emanet ederim seni
Saatlerin sustuğu mor gecelerde
Unuttum artık sıcacık bir uykunun tadını
Her baktığım yerde seni hatırlarım
aylardan eylül
ıslanmadan
bir sığınak bulamadan
kayar yıldızlar
gök saçağı altına sığınanlar gibi
Ey rüzgâr
Hatırlıyor musun,
bir keresinde tenimin rengini merak etmiştin
Senin estiğin yerdir diyerek
düşmüştüm o okyanus kıyısına.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!