coşkulu akan ırmaklarca çağıldasın
ıssız eteklerinden uçup gitsin son turnalar
kırlangıçların kanadından melekler üşüşsün evlere
her akşamın gurubunda yeni baştan pervaneler yansın
alevi alınmış ateşlere dönüşsün gözyaşları
ey beyit beyit duygularını desteleyip durduğum
ey hilal kaşlı
tut ellerimi ve sevdiğini söyle
ne gün bana yar uzaklığında
ne ben yare gün yakınlığındayım
her ne varsa
bir yol gidiyor zamanın gizemine
Sabahın bu ilk vaktinde
minarelerde yankılanan davetle karşılaştı.
Taş döşeli dar sokaklardan ilerleyerek
caminin denize bakan tarafında,
yirmi köşeli mermer şadırvanın başına kuruldu.
Ruhta bir düğümdür dert dedikleri.
Gâh sabırla çözülür
gâh uğraşan tarafından kirli bir kördüğüme dönüştürülür.
Kalıcı sanırsın
oysa bir müdafaadır unutmamak.
bizim mahalle pek sevimliydi
köşe başında küçücük ama
içinde tatlı dil ve sıcacık güler yüz bulduğumuz
bir dükkanı vardı
akşam pencerenin önünde
keyifle yudumlanan kahvenin tadını çıkarırken
tamda o vakitlerde
hemen yandaki pencereyi açan torunum
havayı derin derin içine soludu
Hakikat Yolunda Gönül
Hacı Bayram-ı Veli Hazretleri'nin "N'oldu bu gönlüm" nutk-ı şerifine nazire ve hürmetle, "Mefâîlün Mefâîlün Feûlün" aruz kalıbı ile kaleme alınmıştır.
Dalıp ummâna hayrân oldu gönlüm
Gidip kendinden ihsân buldu gönlüm
Cihan mülkünden el çekti tamâmen
Her sonbahar akşamı
Yağmur gibi yükseklerden yumuşakça iniyordu zemine
Yağmurca söylüyordu türküsünü .
Ak ,pak saf ve berrak bir sesle, ahenkle
her canlıya özel olarak dokunuyordu
İnsanlar iniyor bayırdan aşağı,
hoş devinimli yaprak denizinin saldığı,
göz kamaştırıcı,
kırmızı buharla şekillenmiş,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!