Bir müjde dökülüyor sokakların çehresine.
Bir taze nefes olup içiyorsun yeni dünyayı.
Bir gül tazeliğinde selamlanmak üzeresin;
Kalbine binlerce şafak dokunuyor ışığın değdiği yerde.
meğer biz sevilmeyi beklemişiz
karanlık vadilerde serin sular aramışız nafile
koyu mavi düşlerde geçirmişiz onca yılı
gökte yükselen koca gök kuşağını
yağmaya hazırlanan renkleri gözlemişiz
bilinmeyen bir yerdeyim
bedenim kadar eski
yaşım kadar yeni
bu alemde
yolcuyum
kal desem
bir belki düşer dudaklarından
bir zamanlar gitmiştin hani
geri kalanlarından bir bölümü de gitmişti
son gidişinle tüm zahiri algılarım
o zaman gitmişti belki de
eski bir verandanın solgun asma yapraklarına takılıyor gözlerin
içli seslenişleri burada bırakmışlar
hepsini bavuluna sığdırıyorsun
köhne patikaları aştığında
kızılı kaybolmuş akşamlardasın
tam burada ağıtlar yakılmış eski bir zamandan
Bazen en beklenmedik anda
Küçük bir umut filizleniyor içimde.
Belki bir gün
Tam da senin unuttuğunu sandığın bir anda
Beni hatırlarsın.
Belki bir sabah kahveni içerken,
gökte yeterince yıldız var oysa
güneş ve ay pervane oysa
sakın
anlatma
yıldızların önünde eğildiğini
hayaller kuruyorum
iyi geceler kızım
iyi geceler yavrum demeni bekleyerek
seninle konuşmak istiyorum
sana doyasıya sarılıp doyasıya öpüp
tatlı bahar ziyasıyla tomurcuklar patlıyor
karşıki elma ağacının dallarında
renk renk
desen desen
allı morlu
mis kokulu
yolun hitamı
işte bu son ev,
yoruldum
yaklaştıkça sokağın sonuna…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!