yıldızlar gökte
dudaklarında ıslak gülümsemeler
aşk çölünden
aşk dağına durmaksızın
yürürsün
elinde yanan çerağı
ahenkle başlıyor her şey
yaşamdan ölüme yol alıyor
yollar kısalıyor zamanla
kapısız ,duraksız, ihtimalsiz
24 saat
gece ve gündüz
tövbe darbeleri dokunuyor tüm hatıraya
pişmanlıklarla mühürlüyorum bütün günahları
bir daha açılmamak üzere ebediyen
bu yüzden semavata doğru açık ellerim
ayak uçlarım mıh gibi çakılı arz-ı zemine
uyku pasifliğinde uyutuyorum göğsümdeki kini
mavi çiçeğin açtığı bir sabah vaktiydi
bir ışık yağmurunun içinden akıyordu zaman
altın sarısı bir gök
kırıldı orta yerinden
buğusu vurdu üzüm salkımlarının üzerine
mavi çiçeğin açtığı bir sabah vaktiydi
bir ışık yağmurunun içinden akıyordu zaman
altın sarısı bir gök
kırıldı orta yerinden
buğusu vurdu üzüm salkımlarının üzerine
Her sabah,
son gün doğuşum olup olmadığını bilmeden uyanıyorum.
Her sabah çocuklarıma gülümsemelerini söylüyorum,
askerler kapıyı çalsa bile,
çünkü kahkahalarının da çalınmasını istemiyorum.
içimde bir öfke taşıyorum bana karşı
beni adam etmek ümidini de yitirdim
bir takım zanlar içindeyim
beynim kanıyor
fikir kıvrımları arasından akıyor siyah bir kan damlası
Bir gölgenin yitip gittiği yerde
Ne olduğunu anlayamadığım bir boşlukta,
Kalbim, göğsümde bir kuytuya sığındı.
Sözcükler dudaklarımda dondu,
Ve dünya, bir an için sessizce sustu.
Sonra, derin bir solukla kendime geldim,
avuçlarımda menekşe mavisi çiçekler
aşk kokar zamanın tüm parçacıkları
ay ışığı umutlar indirir gökten
aydınlık…bir elif miktarı
aşk miktarınca yürek
eriyen vaktin içinde
Resimler niye heyecan verir
Neden özenle seçilir pozlar?
Niçin inceden inceye düşünülerek bakılır objektife?
Resminin çekildiği ana özenilir.
O duruşa,
o bakışa itina gösterilir.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!