ne seni unutabildim
ne de bu gecenin çaresizliğini
bu gece sensiz sersefilim ,can kardeşim mustafa
bir ömür akıyor içimde onca yıl her sesten bir şeyler
bu geçen zamanlar başka hiçbir yerdekine benzemez
ve günlerce
hayata zincirliyiz kollarımızdan
zaaflarımızdan çiviliyiz
günler nehir gibi akmıyor
nehrin serinliği var
koynunda yıkanabilirsiniz
bazen kalp derinliklerinden gelen
kendi gönül zenginliğimizi yaşarız
zaman girdabında
kurulmuş çalan bir saat gibi
anlık tatminlerle mutlu oluruz
Şanının yüceliğine şerefler yüklendi
Semavi kitaplar indirildi senin için
Sıratı müstakimindesin fatihanın
İkranın ilk muhatabı sensin
İsmin öyle güzel ki çocuk
gece ve ben
baş başa
yıllardan beri
baş başayız zaten
baş başa kaldığımızda
gece de yalnız
coşkulu akan ırmaklarca çağıldasın
ıssız eteklerinden uçup gitsin son turnalar
kırlangıçların kanadından melekler üşüşsün evlere
her akşamın gurubunda yeni baştan pervaneler yansın
alevi alınmış ateşlere dönüşsün gözyaşları
ey beyit beyit duygularını desteleyip durduğum
ey hilal kaşlı
tut ellerimi ve sevdiğini söyle
ne gün bana yar uzaklığında
ne ben yare gün yakınlığındayım
her ne varsa
bir yol gidiyor zamanın gizemine
Sabahın bu ilk vaktinde
minarelerde yankılanan davetle karşılaştı.
Taş döşeli dar sokaklardan ilerleyerek
caminin denize bakan tarafında,
yirmi köşeli mermer şadırvanın başına kuruldu.
Ruhta bir düğümdür dert dedikleri.
Gâh sabırla çözülür
gâh uğraşan tarafından kirli bir kördüğüme dönüştürülür.
Kalıcı sanırsın
oysa bir müdafaadır unutmamak.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!