Düşmeden yedi verenlerin nazarı
Dönenceler keyf uykusanda
Eskitir günahını mağrasında her biri
Hikmeti -sebebi kalp ağrısına dönüşür
Acı sızar evliya ambarından
incir çiçeği kokar mavi gecelerin vahşi şehirleri
asırlar geçmiş aradan lanetlerle muzdarip
elinde yeşil asası Sultan Süleyman
halbuki büyülü bir cennet vaat etmişti
ışığın sancaklaştığı Anadoluya
incir çiçeği kokardı mavi gecelerin vahşi şehirleri
elinde yeşil asası Sultan Süleyman
büyülü bir cennet vaat etmişti
ışığın sancaklaştığı Anadoluya
bir vakit nallar altında Asya’nın seccadesi
ah ile sancılı anneliği tecelli etsin meryemlerin
sürgün çölünde ,susuz ateşler içinde
zamanları serinlik ağırlasın
sarsılsın zemin ,uçuşsun kumlar
çöle yağmur çağırmak için
bir çaresizliktir artık taze çimen rüyası
sen hiç uyudun mu,
kaç gece içerir bir darağacının dehşeti
garip ve sonsuz geçen ürpermeler
kaç gecelerde mermi sesleri…
Mendil balkona asılmış çamaşırlarda esiyor rüzgâr.
Paldır küldür, aceleci…
Bir mendil koptu çamaşır mandallarının ucundan.
Mendil kısmı, rüzgârla uçmayı pek sever.
Mendil gitti,
daha doğrusu gitmedi de uçtu,
davutla güreş tutup,
sırtının yere gelmesine izin verecek denli alçakgönüllü olan yahova
kenan ülkesine
acı,gözyaşı ateş ve ölümden başka ne getirdi
sayfalara sığmayan,
işin içinde
1997’den bu yana yaşanan bir acı var
parçalanmış bir kardeş canı var
sadece insani bir çığlık var
sizin hiç kardeşiniz parçalandı mı?
çuvallarla topladılar mı onu,
alevleri en hücra köşelerini sürekli yakar durur
işkencenin en beterine aralıksız maruzum
sonra yanıp tutuşurum aşkın katmanlarında
sinem darmadağınık ,çilesi derbederlik
düşen çiğ taneleri al al
akıp gider güneşin ışık demetleri ayrı ayrı desenler çizerek
bin bir masala dönüşür melankolik kır çiçekleri
beyaz tüylü bir kartalın sırtında doğar şafak
perçemleri dağılır,ter damlar şakağından




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!