hep aynı mevsimler hep aynı manzaralar
sakin bir derviş gibi geçti yıllarım
anladım ki ilk yolculuk kendi içinde olmalı
yakın gözüken menziller ne kadar uzakmış meğer
badirelerle dolu ne yürüyüşler bitti
saçlarımda ki beyazlığı hesaba katmazsak eğer
yürürüm
her yönüm kör karanlık
bir kez daha
yolunu kaybetmişler gibi
derin kırılganlıklara akıyorum
İşte ezan tülleniyor,
kim bilir uzaklarda kimler doğup kimler ölüyor…
Uğultulu çarşının, gürültülü kalabalığın üzerine
sanki minareden rayihalı,
velhasıl-ı kelam
zaman boşluğunda bir çığlık
beni çağırıyor
yatay bir sonsuzluğun çizgisine
düşlerin renklendiği kum tepelerine
umut işte
şehrin günahkar sokaklarında
masum hayaller kuran gençler
sürgün bakışların mühürlendiği caddelerde
kötü sözcüklerin sağanağına tutuldu
(Gazzeye destek türküsü)
Yeni yılın ilk ışığında,
Galata Köprüsü'nde toplanıyoruz.
Filistin'in feryadını duyuyoruz,
Unutmuyoruz, susmuyoruz!
savaşmaktan yorgun düştüm
galip gelmek umurumda bile değil
biraz olsun nefes almak
korkusuz ve saldırısız birkaç dakika
sorunlarımı çözemedim,
onlara nasıl tahammül ettiğime şaşmamak mümkün değil
aklımdan fena ihtimaller geçiyor
düşmanlarıma olan bütün kinimi unutarak tam bir saadet içinde geçecek
çılgın bir hayattan sonra bütün günlerim
güneş kanat çırpıyor
sırtında ekim gecesinin ayazı
topraktan hala ocak kokusu geliyor
sabahın karanlığı ne kadar suskun
kana köpüğe bulanmış




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!