öyle ya, haydi hatırlayalım bakalım
kaç ev değiştirdik
kaç komşumuz oldu,
kaçını aile fertlerimizden saydık
kaçıyla hafif limoni olduk
yemyeşil yüreği yanıyor yurdumun
alevler gökyüzünü yutmuş
toprak ağlıyor sessiz
on kahraman
on yitip giden nefes
alevlerin kucağında kaybolmuş
Ey gönül, cürm ü hatâdan özge ne kârın senin?
Lutf u ihsân eylemek her dem şiarın O'nun.
Dışta arama Hak'kı, can mülkünde gizlidir,
kişniyor beyaz atlılar
dört nala koşuyorlar
kırılmış bir gökyüzü adresine
bir kır çiçeğine
zindan taşlarında büyümüş
delikanlıydık
ter atmaya başlamıştı bıyıklarımız
nisan yağmurlarının ıslattığı mevsimlerde
yüreğimiz kamaşırdı milliyetçi fikirlerle
başımız üzeri vardı mavi kelebeklerimiz
hep yeni hayallere dalardı gözlerimiz
devlet olmak, millet olmak hiç de kolay değil
hiç ağaçların kısa zamanda büyüyüp
birden bir orman olduğunu gördünüz mü
hiç tarihin bir devrinde
birden bir milletin ortaya çıktığını okudunuz mu
ulu çınarlar gibidir millet olmak
acıları anlamak istemiyorsanız
en azından susun
bugün 28 şubat
binlerce mağdurun zulüm gördüğü gün.
irtica hortladı
vatan topraklarımızın her bir karışı
şüheda toprağıyla bir cennet bahçesi
bu vatan cihat meydanı kadar aziz
şahadeti bir bardak soğuk su içercesine
zevk ve imanla kabul etmiş
ocak ve şubat geldi geçti
dönüşü olmayan zamanlar bıraktı heybemize
bedeli mahfuz günahlarla yazılmış
beyhude vakitlerin son rotası
bir yaprak daha çevirdik duvar takviminden
yeni kayıplarımızla
altı çocuklu bir aile reisiydi
ne iş varsa yapardı
hiç yaşına başına bakmadan
defalarca iner çıkardı birkaç kat iskeleden
espiriliydi, güleçti
herkesle şakalaşır,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!