araya zaman girdikten sonra
ankaraya tekrar geldiğinde
ne bıraktığın ankara
aynı kenttir
ne vakit
sabah olacak
hangi vakit olacak gece
ne senden daha parlak
bir ay gördüm
geceyi kaybetmekten korkuyorum
günü uzatıyor olmak
kendini unutmak adına
aşkı
sokakta unuttum
bolca sukut bıraktım
kayıp bu kente ...
amaçsız sevdalardan teşekkül garip hislerimi
saatleri yarım kalan bir hikayeden
Güneş iyice inmiş olmalı.
Ağaçların yaprakları turuncu uykularda.
Şimdi yerinden kalkacaksın
biraz ilerdeki merdivenlerden salınarak inecek.
indiğin zaman,
yine biliyorum,
hadi şansımız yaver gitti
şiir hevesimiz ağzına kadar dolu mürekkep hokkası gibi
kendine akacak yer arıyor
görünüşe göre her şeyimiz hazır
geriye sayfalara doğru atımızı mahmuzlamak kalıyor
kanı çekilmiş yapraklar ayaklarımın ucunda
gözlerimden damlayan bir garip hüzün
topluyorum kimsenin göremediği yalnız bana bırakılan yarınları
yüreğimi yararcasına üzerime düşüyor temmuz sıcağı
geçmişin hesabını yaparken ve susarken
bir yeri var kalbimin
sığınağı çatısı olan
sadece adresi değişmiyor
bazen uzun yolculuklara çıkıyor
veya yola çıkmaya hazırlanıyor
nereye giderse gitsin
bir akşam sonrası
havadaki koyu kızıllığa bakıp
yaratanın eşsizliğine övgü ,
bir tespih düşürdü diline
hızla geçen vakitlerden
öyle değil midir gerçekten
üstelik sadece yapraklar mı uçar sonbaharda
şehirlerde uçup gider o koca cüsseleriyle
yalçın dağlarda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!