Aşk diyorsunuz ya,
Umutsuzca beklenen, tırnakla kazınan,
Bazen bir tütün tabakasında,
bazen bir çay bardağında demlenen...
Bizim aşkımız öyle ucuza satılmadı pazar yerlerinde.
Bizim bir deremiz vardı.
duru akardı.
İnce bir sancı gibi kıvranırdı vadilerin koynunda.
Dokunulmamıştı.
siz ey
bu topraklar için
gözünde yaş,
yüreğinde aşk
ağlamak nedir
gözyaşı dökmek nedir
biraz soğuk iyi gelir ruhumun kasavetine
belki içim açılır
belki akşam yıldızı çıkar
belki dolunay parlar gökyüzünde
elimde bir yiyecek kutusu
boşluğun en koyu yerinde hareketsiz yatıyor her şey
sığınaklar oluşuyor dört bir yanda
sabahın yamacında aydınlığa ulaşıyor hepsi
kırık dökük düşüncelerle
sesler yankılanır her bir yanda geceleri
çığlık olur sesler bu şehirde
ifadesiz, kelimesiz
sadece sesler
renksiz
kifayetsiz
o yıllar
uğursuz kehanetler baş gösterir
devasa hortumlar peydah olur
şimşekler çakar
fırtınalar kopar
kızgın ejderhalar havada uçuşur
bilmediğim bir alem içindeyim
ya rüyada bir seyyah
ya ateşler içindeyim
tutuşur meşaleler
Hudâ’dan bir nidâ geldi cihâna .Gönül Hakk’a döner elhamdülillah. Bırakıp mâsivâyı, geçip cândan . Bu cân dosta gider elhamdülillah.
Erenler meclisi irfân bağıdır, Gönül dağı o dostun durağıdır,
Yanan bu şem’ ilâhî çerağıdır Karanlıklar erir elhamdülillah.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!