bir tutsaklık başlar önce
bir telaş, bir koşuşturma
bir isyanın adıdır çoğu kez
düşersin
bir daha düşersin
ruhunu karamsar zindanlardan kurtaramazsın
son derece heyecan verici bir uzlet yaşıyorum
hakeza var-yok arası ,zahidim
yusuf kuyusuna itilmiş
mahzun oluşum güneşin batışından
kuşkulu bir zaman arasına sıkışmış
bekleyişlerin tenhasına ümitler bıraktık
yanağımıza değdi poyrazın soğukluğu
göğsümüze çaresizliğin sancısı dokundu
hasretin göğüne uçurtma diye salındı duygularımız
ürperdi tenimiz
ötelerden gelen her çıtırtıyla
yusuf oğlum
bağırıp haykıramadım senden yana
göğe yükselen bir çığılıkta ben atamadım
senden ve tüm yusuflardan özür diliyorum
inan ki unutmadım seni
gözünün deli mavisindeyim
dağların eteğinden bir rayiha yayılıyor göğüs kafesime
keskin ama büyüleyici
ağır ama ruhumu estiren, damağımı çiçeklendiren bir koku
odunsu köklerin tarçın ve karanfile bezenmiş muazzam uyumu
eli de topraktır insanın
almayı da vermeyi de bilir
her şeyden önce içi topraktır insanın
bazen kurur
bazen yeşerir
12 Dev Adam sahada, yürekler birleşir,
Türk bayrağı dalgalanır, zafer için koşarız.
Topu eline alan devler, potaya fırtına gibi iner,
Anadolu'nun gücüyle, rakipleri ezer geçer.
efendim
küfür kıtalar geziyor şimdi
zülüm gönüllerde kaşaneler kurdu
içilmiş sulardan geriye
anlamları tamamen birbirinden ayrı
bir zaman olmalı
bir yerden bir yere gitmeyi gerçekleştirecek
kalp ve ruh üzerinde
bir zaman olmalı
ya da yola çıkmış kafileler olmalı
ceplerimde insanlar
ellerim cebimde,
kanıyor parmaklarım
gecenin tam ortası
ne anlamı var ki zamanın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!