zamanın bir yerlerinde
yağmur altında başıboş dolaşmalardan avare
geçmişte kalmış bir elemden
mutluluğa bulaşmış bir hüzünden
bir keyif payı çıkarmak
narin kalbimin temposu titrek
akciğerlerimin ritmik çalışması yavaş
ateş içinde yanarım günlerce
iç çekerek dişlerim birbirine kenetlenir
alıp kalbimi hayatın tam ortasına koyarım
eşkıya bir sızı kan ter içinde
sorgusuzca kurşuna dizer uykularımı
öylesi düşünceler kafamın içinde çılgınca çınlar
sanki çok gizli bir formül bulmuş gibi
kendimi toparlamaya çalışırım
Karadeniz’in o sisli havasını özlüyorum hala;
Dedemin eski evinin avlusunda tahta merdivenlerin gıcırtısını,
Uzaktan gelen horon seslerini,
tevazu olgunluğuyla doyulmaz duruşlar sergiler kalbim
kelebekler kadar ritimli Allah adını zikrederken
gönlümün semasına dökülürken güneşten zerreler
nura boyanır duygularım temyiz kararı arifesinde
koridorlarında hüznün gölgesiyle gezinirim
ortadan ikiye bölünmüş ömrüm
kapatıyorum geçmişin hesabını
sonsuzluğun aynasında leke oluyor günahlarım
ahretin ışığını gölgeliyor isyanlarım
hesabı verilmez anılar bırakıyorum ardımda
millet kendi halinde kendi derdinde
kimi iki doz aşı
kimi üç
iki sinovac bir biontech
kimide kafasına göre
her yıkım adeta bir mızrak gibi saplanır yüreğime
garabetler varlığımı öylesine çevreler ki
kaldırımlarla sarmaş dolaş gecelerde
ellerimi ısıtır engin bir alev dalgası
karakterimin bir aynası olur
zevk ve hayal dünyası
Nâle-i zârım semâlara iner (Gazel)
Vezin: Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün (Remel bahrinin en yaygın kalıbı). Bu vezin, mısraların akıcı, ağırbaşlı ve hüzünlü bir tonda okunmasını sağlar.12 beyitten oluşan genişletilmiş bir gazeldir (Klasik gazeller genelde 5-9 beyit arasıdır).
Yaktın ey şûh-ı cihân bağrım yanar, neylersin?
Çeşm-i hûn-bârım akar, yaşım kanar, neylersin?
"Namussuz" reddifli bu manzume, klasik Türk edebiyatının (Divan şiiri) biçimsel özelliklerini taşkın, sitemkâr ve didaktik (öğretici) bir üslupla harmanlayan oldukça güçlü bir hiciv ve öğe (yergi) örneğidir.
Şiirde, tasavvufi aşkı ve sadakati terk edip dünyanın geçici zevklerine, paraya ve nefsine köle olan "sahte mukaddesatçı/riyakar" bir tip (zâhid, ham softa) sert bir dille eleştirilmektedir.
Aruzun Mefâîlün / Mefâîlün / Mefâîlün / Feûlün kalıbıyla yazılmıştır. Kafiye Şeması: aa, ba, ca, da, ea... (Klasik gazel/kaside düzeni). Rediften önce gelen "-âr" sesleri (kâr, esrâr, var, gülzâr...) vasıtasıyla zengin kafiye kullanılmıştır. Şiirde yüksek bir ahenk ve ritim hakimdir.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!