Yar hududuna varmadan çiçeklenir dilim
Şiir nasıl sürgün verir bilen yok henüz
Çil çil ay kırığı ketum gecelerin altında
Alnı açık sevdanın unutulmuş türküsüyüz
Benim bildiğim üç kavramın tanımı yok, daha doğrusu tek tanım giydirilememiş herkes kendince bir tanım yapmış, bu olguları; aşk, zaman ve şiir; şiir üzerinde duralım biraz;
Her insanın içinde bir şair vardır” ama Geothe der ki; “ şiir ya mükemmel olmalı ya da hiç olmamalı”
Gönül gözü evrenin sırlarını seyretmeye açık olunca; akademik kariyer istemez şiir; Aşık Veysel “Benim sadık yârim kara topraktır” der çıkar işin içinden, ciltlerce eser yazsan bu tadı bulma şansı olmaz.
Çetrefil bir konu; şiir ve şarkı sözü, şiir bilindiği gibi bir söz sanatıdır, şarkı sözü de bundan farklı değil, şiirin tek tanımı mevcut değil, şarkı sözünün tek tanımı var mı? O da aynı minval üzere;
Farkı, şu ince nüanslarda görebiliriz ancak; söze yukarıdan aşağı hiyerarşik bir format atacak olursak; Kelam (Tanrı Sözü) Hadis (Peygamber Sözü) Şiir (Şair sözü) , söz, laf, hakaret, küfür, lakap olarak aşağıya doğru söz evrilir gider.
Yukarıdan aşağı şiir üçüncü kısımda yer almakta, yani şiir, sözün üstünde olmalıdır, sözün bir üstü şiir, şiirin bir altı söz, onun bir altı da laftır.
Sözü sıfır olarak telakki edelim, üç üst kademe var; şiir, hadis, kelam; sözün alt kademesi laf, hakaret vs.
Adı üzerinde ‘Şarkı Sözü’ demek ki bir sözdür. Şiir, dedik ya; sözün bir üstü olacak, olmalı. Yani söze özgünce desen vereceksin, oysa şarkı sözünün desenini genelde müzik verir.
Som bahar olur bazen
Yüzümüzdeki mevsimler
Yalnızlığımızın barındığı
Siyah bir ışıktır geceler
Bir gölge oluruz bazen
Toprağa verdik Narin’i
Acep toprak kime verecek
Tıklım tıklım göklerin hududu
Hepimizi ateşe verecek
Diri diri gömülüyoruz
Aramızda kalan masum anılar
Mumyalandı bir bir. Kapandı mazim
Şakakta yıkandı son hatıralar
Anılar kabrine döndü bu kalbim
Bir sela gibidir çalan her şarkı
Gözler bayrak rengi mor çocuk sesi
Babasıyla son kez görüşmek için
Bir cephane olmuş bekler amcası
Mert düşman arıyor dövüşmek için
Çocuk çığlık çığlık alçak düşmanım
“Nâm ü nişane kalmadı fasl-ı bahardan”
Bu gece çık gel, bari rüyalar /bahar olsun
Bir fön çek gönlüme uykudan uyanmadan
Bu gece çık gel, bari rüyalar /bahar olsun
Lafla işim kalmadı lügat hal izhar etmez
biraz peynir, biraz ekmek, biraz sen
biraz da türkü katarız Nesimi’den
mübarek gün hürmetine
hatta/bir de ilahi ekleriz Yunus’tan
***
biraz çıkarız gök yüzüne




-
Ahmet Vural
-
Hasan Turgut
-
Naime Özeren
Tüm YorumlarBütün şiirlerinizi de zevkle okuyor takip ediyoruz..sizin siiire olan tutkunuz okuyucularınıza da sirayet ediyor ve şiiri sevdiriyor.İlhamınız gani kaleminiz daim yazar olsun.Sizi tebrik ediyorum.Saygı ve sevgilerimle...
Sizi sarıkaya şiir söleni de tanıma ve şiir kitabınızı okuma fırsatım.oldu çok değerli ve çok kaliteli bir kişilik ve ruha sahipsiniz değerli üstad adıma imzalamış olduğunuz SIR SIZINTISI hala baş ucu kitabım olarak manevi bir degerde ..selammsaygim dualrimla değerli kalem
Bu, muhteşem bir şiir değerli dost.Sır, gizdir. Bir zerresi bile sızsa artık sır olmaktan çıkar. Ama iyi ki sızmış ta dizelere dökülmüş, bizlere kadar ulaşmış.Sanki, ustalar yazarsa işte böyle yazar diyordu şiir, okurlarına.Kutlarım güçlü kaleminizi ve yüreğinizi...Diğer şiirleriniz gibi bu şiiriniz ...