bahar kokuyor gözlerin
bi hesaba oturalım şimdi
bütün çiçekler senin
ellerin benim olsun
kim ki cayarsa
aşk ona haram olsun
ŞİİR NİYE YAZILIR?
Başlıktaki soru kipini tüm zamanların tüm şairleri yerine; bütün özgül ağırlığı ile bir güle tevil yoluyla yöneltelim mi?
Ey gül sen ne için açıyorsun diyerek!
- Güzel kokunla rayiha vermek için mi?
- Rengârenk dokunla daha güzel görünmek için mi?
deniz mavisi gibi
tertemiz bir ziya
,bir çocuk görünce
yıkanır bakışlarım
,mosmor olup
Yar hududuna varmadan çiçeklenir dilim
Şiir nasıl sürgün verir bilen yok henüz
Çil çil ay kırığı ketum gecelerin altında
Alnı açık sevdanın unutulmuş türküsüyüz
Benim bildiğim üç kavramın tanımı yok, daha doğrusu tek tanım giydirilememiş herkes kendince bir tanım yapmış, bu olguları; aşk, zaman ve şiir; şiir üzerinde duralım biraz;
Her insanın içinde bir şair vardır” ama Geothe der ki; “ şiir ya mükemmel olmalı ya da hiç olmamalı”
Gönül gözü evrenin sırlarını seyretmeye açık olunca; akademik kariyer istemez şiir; Aşık Veysel “Benim sadık yârim kara topraktır” der çıkar işin içinden, ciltlerce eser yazsan bu tadı bulma şansı olmaz.
Çetrefil bir konu; şiir ve şarkı sözü, şiir bilindiği gibi bir söz sanatıdır, şarkı sözü de bundan farklı değil, şiirin tek tanımı mevcut değil, şarkı sözünün tek tanımı var mı? O da aynı minval üzere;
Farkı, şu ince nüanslarda görebiliriz ancak; söze yukarıdan aşağı hiyerarşik bir format atacak olursak; Kelam (Tanrı Sözü) Hadis (Peygamber Sözü) Şiir (Şair sözü) , söz, laf, hakaret, küfür, lakap olarak aşağıya doğru söz evrilir gider.
Yukarıdan aşağı şiir üçüncü kısımda yer almakta, yani şiir, sözün üstünde olmalıdır, sözün bir üstü şiir, şiirin bir altı söz, onun bir altı da laftır.
Sözü sıfır olarak telakki edelim, üç üst kademe var; şiir, hadis, kelam; sözün alt kademesi laf, hakaret vs.
Adı üzerinde ‘Şarkı Sözü’ demek ki bir sözdür. Şiir, dedik ya; sözün bir üstü olacak, olmalı. Yani söze özgünce desen vereceksin, oysa şarkı sözünün desenini genelde müzik verir.
hani kalbimi doldurmaya gelecektin
nice pozlar verdim noksanlığına
ve nice ateş adımları adımladım
annemin ölüsünden kalkan toz
kıvılcımlı ok gibi güleç yüzünde
ve/ve kuraklaşan çığlıklar içinde
Şiirde terakki için ittihat şart değildir. Elbet bu bir yargı değil, ne önerme ne hipotez ne de kanun.
Şu kadar ki, şiir çok karmaşık bir dil olgusu ve örgüsüdür.
Erişkinlerin gündelik dili nasıl ki emeklemeye başlayan bir çocuğa karmaşık gelir ve öğrendiği her kelime ve kavramla büyülenir ve onu zevk ve heyecanla tekrar etmeye çalışırsa bana göre şiir de; yetişkinlere benzer bir hazzı telkin etmelidir.
Rahman ve rahim olan; Yüce Allah’ın bu eşsiz sıfat ve merhametinden anneye düşen payı düşünecek olursak;
Bir insana, hayatı boyunca; en yakın ve en güvenli adres annedir.
Anne sevgisi doğumla birlikte bir nevi hazır set halinde insana ikram edilir; tabi kişinin karakterine göre de daha sonra şekil alır.
Dünyada sadece iki annesiz insan; Adem Babamız ve Havva Annemiz var iken; babasız olarak dünyaya gelen insan sayısı İsa Peygamberle birlikte üçtür.
Her canlı ölümü tadacaktır, bu ilahi hüküm; her daim, boynumuzda asılı bir ferman gibi durmaktadır.
Her an görevli melek (Azrail) tarafından hayat sandalyemiz tekmelenebilir.
Hayat meşakkati, gözü karartan aşk ve sevgi gibi olgularla cüret bularak; ölümü unuturcasına hayata sarılırız.
Başımız hafifçe de olsa; bir yere çarptığımızda ve/veya buna benzer, rahatsızlık gibi ölümü hatırlatıcı nedenlerle aklımız başımıza korkuyla büzülerek toplanı verir hemen.
İbret isterseniz ölüm yeter diyen Kutlu Peygamberimiz; ayrıca, yarın ölecekmişsin gibi ahirete, hiç ölmeyecekmişsin gibi de; dünyaya çalışacaksın düsturunu şiar edinmemizi istemektedir.
Şimdi gelelim ölüm vakasının şiirimizde nasıl su yüzüne çıktığına;




-
Ahmet Vural
-
Hasan Turgut
-
Naime Özeren
Tüm YorumlarBütün şiirlerinizi de zevkle okuyor takip ediyoruz..sizin siiire olan tutkunuz okuyucularınıza da sirayet ediyor ve şiiri sevdiriyor.İlhamınız gani kaleminiz daim yazar olsun.Sizi tebrik ediyorum.Saygı ve sevgilerimle...
Sizi sarıkaya şiir söleni de tanıma ve şiir kitabınızı okuma fırsatım.oldu çok değerli ve çok kaliteli bir kişilik ve ruha sahipsiniz değerli üstad adıma imzalamış olduğunuz SIR SIZINTISI hala baş ucu kitabım olarak manevi bir degerde ..selammsaygim dualrimla değerli kalem
Bu, muhteşem bir şiir değerli dost.Sır, gizdir. Bir zerresi bile sızsa artık sır olmaktan çıkar. Ama iyi ki sızmış ta dizelere dökülmüş, bizlere kadar ulaşmış.Sanki, ustalar yazarsa işte böyle yazar diyordu şiir, okurlarına.Kutlarım güçlü kaleminizi ve yüreğinizi...Diğer şiirleriniz gibi bu şiiriniz ...