Orman olur bir araya gelen yalnız ağaçlar
Tanrı Dağları’nda budak verdi kökümüz
Gözyaşlarımızla dönen değirmenlerdeki darı ununu
Naçar kalan börtü böcek ve bilumum kuşlara dağıttık
Duymuştuk Tur-i Sina harmanında rızkımız olduğunu
Ruhu körelten cimriliğin imza yerini de sizlere bıraktık
Hele nice vakitler sıyırdık, gecelerin o zifiri burcundan
Şiir deyip geçme; kaş göz arası
Kafiye içine aşkı doldurur
Aklını kurcalar birkaç mısrası
Dikkat et kendine kalbinden vurur.......İlhami Bulut..Elazığ..
*
Yaralı kuşlar konsun diye omzuma
Başımı almış gidiyorum rüzgarların tersine
Biraz sert eseceğim oturduğun şehirde
Bahse tutuştum hayatla
Seni bırakmayacağım diye
Mehmet Akın-Ela-Ahmet ve İpek
Benim yeni hüvüyetim
Bunlar benim çocukluk memleketim
***
Çevirdiğim çemberler
Yediğim şekerler
Düzlüğü yok bu yolun; sardım en dik yokuşa,
Gönül çekti imdadı, artık geri dönemem…
Kül oldum anka’lara bir daha ki doğuşa,
Yem verdim kartallara, heves sardım uçuşa
Sürünmekte mukadder tek kanatlı bir kuşa
Bir bakış/ki/ o bakışın aynasında
.........................kırılan damlayı
Zifiri bir özlemle çekince genzine
Bu şiirle baş başa kalacaksın
Derler ki; Vatan Şairi Mehmet Akif Ersoy; ezanı hep ayakta dinlermiş, yine derler ki; ezanı ayakta dinlediği için de;
Allah ona öyle bir itibar nasip eyledi ki, onun söylediklerini şimdi koskoca bir ülke hep ayakta dinliyor;
İnansan da olur, inanmasan da; öyle şey mi olur diyebilirsin, herkes özgürce düşünsün ve niye düşündüğünü söylemesin ki ama inansak inanmasak ta bu bir vaka, Mehmet Akif Ersoy’un söylediğini, bu gün hepimiz ayakta dinlemiyor muyuz!
Vatan Şairimizin hayatı baştan sona fedakarlık ve meşakkat doludur; bilindiği gibi 12 Mart 1921 tarihinde 724 şiir arasından İstiklal Şiiri milli marş olarak kabul edilince;
O devrin parasıyla; 500 TL. bu günün milyonlarına tekabül eden bu miktardaki parayı iade etti.
Bu gün paraya tapanlara belki bir şeyler ifade eder diye anlatıyorum.
Adem topraktan doğrulur doğrulmaz; Allahım sana teşekkür ederim anlamına gelebilecek olan; Elhamdülillah Rabbil alemin diyerek sözün kontağını açtığını biliyoruz.
Söz skalasına baktığımız zaman da.
En üst dilimde Allahın sözü yer alır ki buna ayet diyoruz, Allahın bildirdiği her kelam en üst değerde ve herkesi (inanlar için) bağlayıcıdır.
Yukarıdan aşağı bu skalanın ikinci kısmında ise, Peygamber sözü yer alır.
Ona da bilindiği gibi hadis diyoruz. Peygamberin her söylediği söz hadis midir? Değildir elbet. Aişe bana bir su verir misin demiş olmalı peygamberimiz; bu hadis mi, hayır, ama ‘komşusu aç iken tok yatan bizden değildir’ hadistir. Bunun gibi.
İşte bu skalanın üçüncü kısımda ise şiir yer alır, yani ayet ve hadisten sonra şiir gelir. Şiirin önemini şimdi daha da iyi anlamış oluyoruz.
Ne var ne yok
Tutarını biliyor musun ömrün
Bi postalımız kalacak burada
Seninle gelecek olan aşkın
Aşkın aşkın
Evet aşkın




-
Ahmet Vural
-
Hasan Turgut
-
Naime Özeren
Tüm YorumlarBütün şiirlerinizi de zevkle okuyor takip ediyoruz..sizin siiire olan tutkunuz okuyucularınıza da sirayet ediyor ve şiiri sevdiriyor.İlhamınız gani kaleminiz daim yazar olsun.Sizi tebrik ediyorum.Saygı ve sevgilerimle...
Sizi sarıkaya şiir söleni de tanıma ve şiir kitabınızı okuma fırsatım.oldu çok değerli ve çok kaliteli bir kişilik ve ruha sahipsiniz değerli üstad adıma imzalamış olduğunuz SIR SIZINTISI hala baş ucu kitabım olarak manevi bir degerde ..selammsaygim dualrimla değerli kalem
Bu, muhteşem bir şiir değerli dost.Sır, gizdir. Bir zerresi bile sızsa artık sır olmaktan çıkar. Ama iyi ki sızmış ta dizelere dökülmüş, bizlere kadar ulaşmış.Sanki, ustalar yazarsa işte böyle yazar diyordu şiir, okurlarına.Kutlarım güçlü kaleminizi ve yüreğinizi...Diğer şiirleriniz gibi bu şiiriniz ...