Dört Ayaklı Minarenin Gölgesinde
Vurulmuşum Diyarbakır ortasında,
Bir çığlık düşmüş surların taşına,
Karanlık bir cinayet kokuyor sokak,
Faili meçhul bir rüzgâr üşüyor yüzüme.
Dörtlerin Gecesi
Mazlum doğan kemal piri andık.
Ahmet Kaya, Yılmaz Güney gibi sürgünde kaldık.
Karanlıkta biz meşale olduk.
Duman ve Kül
Bir sigara yaktım Sur diplerinde,
Gölgeler düştü taşlara, sesin kaldı içimde.
Dumanı Dicle’ye yürüdü ağır ağır,
Külü ise ömrümün en kör yerine savruldu.
Eğer Tanrı Varsa…
İhsan Yılmaz
Eğer Tanrı varsa,
Ve bir gün gözlerinin içine bakabilirsem,
“Ekmek Teknesi”
Hayatın ağır yükü çöktü omuzlarıma,
Çeke çeke çekiyorum ekmek teknemi,
Bir lokma sıcak ekmeği kazanabilmek için
Sabahın köründe düşüyorum Amed’in dar sokaklarına.
En Acı Şarkılar, En Tatlı Cümlelerle Söylenir
İhsan YILMAZ
Bazen bir şarkı duyarsın…
Sözleri yumuşak, melodisi usulca dokunur kalbine. Ama sen bilirsin, o şarkının içinde bir yara gizlidir. Çünkü en acı şarkılar, en tatlı cümlelerle söylenir.
“En Güzel Memleketim”
İhsan Yılmaz
Ne istiyorum biliyor musun?
Bir akşam üstü sessizliğinde
"En Güzel Yıldız Sensin"
Yıldızlara bakmayı seviyorum,
Çünkü sen varsın orada.
Gökyüzü ne zaman kararsa,
EYLÜL’DE SEVDİM
Eylül’de sevdim seni,
Oysa mevsim sonbahardı.
Yapraklar sararmaya yüz tutmuş,
Güneş hâlâ yazdan kalmaydı.
EYLÜLE İSYAN
İsyanım var ey Eylül,
Dallarını kırıverdiğin çocukluğuma,
Yaralı kalplerin üstüne serdiğin soğuğa,
Ve gidişleri saklayan puslu sabahlarına.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!