Çıkmaz Sokak Aşkı
Seni sevmek,
Bir yangını avuçlarımda tutmak gibi…
Ne söndürebiliyorum,
Ne de bırakabiliyorum.
Çok Güzel Sevdim Seni
İhsan Yılmaz
Seni çok güzel sevdim…
Öyle yarım, eksik ya da gelip geçici değil. İçimde sana ait hiçbir boşluk bırakmadan, her şeyime karışacak kadar sevdim.
Dağlara Dönük Yüzümüz
Sırtımız ovaya, yüzümüz dağlara,
Gözümüz ufukta, yüreğimiz yarada.
Bir halkız biz; suskunluğu delen,
Sürgünde büyüyen, sevdayla direnen.
“Dağlarda Barış Uyanıyor”
Artık susmuş silahların dili,
Bir çiçeğin tomurcuğu gibi başlıyor her şey,
Gerilla iniyor yavaşça yamaçlardan,
Omzunda tüfek değil,
Deryam
Saçlarında ilkbahar dalgaları,
Gözlerinde sabahın ilk ışıltısı…
Sen yürürken, şehir susar biraz,
Kaldırımlar bile bekler adımlarını.
Dört Ayaklı Minarenin Gölgesinde
Vurulmuşum Diyarbakır ortasında,
Bir çığlık düşmüş surların taşına,
Karanlık bir cinayet kokuyor sokak,
Faili meçhul bir rüzgâr üşüyor yüzüme.
Dörtlerin Gecesi
Mazlum doğan kemal piri andık.
Ahmet Kaya, Yılmaz Güney gibi sürgünde kaldık.
Karanlıkta biz meşale olduk.
Duman ve Kül
Bir sigara yaktım Sur diplerinde,
Gölgeler düştü taşlara, sesin kaldı içimde.
Dumanı Dicle’ye yürüdü ağır ağır,
Külü ise ömrümün en kör yerine savruldu.
Eğer Tanrı Varsa…
İhsan Yılmaz
Eğer Tanrı varsa,
Ve bir gün gözlerinin içine bakabilirsem,
“Ekmek Teknesi”
Hayatın ağır yükü çöktü omuzlarıma,
Çeke çeke çekiyorum ekmek teknemi,
Bir lokma sıcak ekmeği kazanabilmek için
Sabahın köründe düşüyorum Amed’in dar sokaklarına.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!