İçimin acısını kimse bilmedi...
Yüzüme baktılar, "İyisin." dediler.
Oysa ben, her gülüşümün arkasına biraz daha hüzün saklıyordum.
Kimse fark etmedi.
Çünkü en ağır acılar, sessiz yaşanır.
Bağırmaz...
Kırıp dökmez...
Sadece insanın içine yerleşir ve her nefeste biraz daha büyür.
İçimde öyle bir sızı var ki,
Ne zamana sığıyor,
Ne de kelimelere...
Anlatmaya kalksam, harfler yetmiyor.
Susmaya çalışsam, yüreğim izin vermiyor.
Bazı yaralar vardır...
Ne kanar, ne de kabuk bağlar.
Sadece insanın içinde ömür boyu yaşamayı seçer.
Ben de öyle bir yaranın misafiri oldum.
Geceleri başımı yastığa koyduğumda sessizlik yanıma oturuyor.
Anılar tek tek çıkıyor karşıma.
Bir bakış...
Yarım kalmış bir cümle...
Tutulamamış bir el...
Ve geri gelmeyecek zamanlar...
Hepsi içimde yeniden canlanıyor.
İçimin acısı, bir ayrılığın adı değil sadece.
Biriken kırgınlıkların,
Söylenemeyen sözlerin,
Yarım bırakılmış hayallerin,
Ve değeri bilinmeyen sevgilerin ağırlığı...
İnsan bazen başkası yüzünden değil, kendi sustukları yüzünden yorulur.
Ben de sustum.
Çok sustum.
Canım yanarken bile kimse üzülmesin diye gözyaşlarımı gecelere emanet ettim.
Oysa gözyaşı, saklanınca dinmiyor.
Daha da çoğalıyor.
Bir deniz oluyor insanın içinde.
Ve o denizde, en çok kendi umutları boğuluyor.
Bazen düşünüyorum...
İçimdeki acıyı bir kuşa anlatsam, kanatları ağırlaşır mı?
Bir ağaca söylesem, yaprakları erken dökülür mü?
Gökyüzüne bıraksam, bulutlar daha mı çok yağar?
Belki de acının dili yoktur.
Bu yüzden en çok kalpte yaşar.
Bir zamanlar küçücük şeylerden mutlu olan ben,
Şimdi koca dünyada kendime sığınacak bir huzur arıyorum.
Ne kadar garip...
İnsan, başkasına umut olurken kendi karanlığında kaybolabiliyormuş.
Kimse görmüyor diye acı yok sanıyorlar.
Oysa görünmeyen yaralar, en derin olanlardır.
İçimin acısı, kimseye kin değil.
Kimseye nefret değil.
Sadece çok sevmekten yorulmuş bir yüreğin sessiz ağıdıdır.
Yine de biliyorum...
Her gecenin bir sabahı vardır.
Her fırtınanın ardından bir sessizlik doğar.
Belki içimdeki acı hiç tamamen dinmeyecek.
Belki bazı eksikler ömür boyu benimle yaşayacak.
Ama ben, bu acıyla yaşamayı öğreneceğim.
Çünkü hayat, yalnızca mutlu olanların değil, yaralarını taşıyıp yine de yürüyenlerin hikâyesidir.
Ve bir gün...
İçimde yıllardır kanayan o yara, acıdığı için değil, beni hayata karşı daha güçlü yaptığı için hatırlanacak.
O güne kadar, gözlerimdeki hüznü bir tebessümün ardına saklayacağım.
Kimse anlamasa da olur.
Çünkü bazen insanın en büyük mücadelesi, kimse duymadan içindeki acıyla barışmayı öğrenmesidir.
Kayıt Tarihi : 14.07.2026 21:25:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!