Bir boğaz harbi ki! destanı bitmez…
Oğluma anlatsam, yüzyıllar yetmez!
Bu kutlu vatanda artık gün batmaz…
Kınalı kuzular, kanlı yazılar…
Dinledikçe her gün yürek sızılar
Oku dedin okudum sayfa sayfa
İnançla, aşkla, umutla okudum.
Seni aradım sayfalarda
Yaprak yaprak çevirerek;
Satırlara gömülerek aradım...
Seni ararken buldum kendimi.
Kitaplardır uygarlığın ışığı,
Okudukça; karanlıklar azalır.
Kütüphane, yıldızların beşiği
Her ziyaret ruhunuza kâr kalır
Damla damla göl olur ya çukurlar
Karanlık geceyi aydınlatmaya;
Bir Ayhan olmalı, özünde maya
İnanıp açmalı eli semaya
Peşine düşmeli Kızıl Elma’nın
Mayayı Ay Hanım kurmuş olmalı
Kızılelma deyip çıktık yollara
Gönül gözümüzü diktik yollara
Kanlı alın teri döktük yollara...
Bu yola adanmış ırkımız bizim.
Ufuklarda gündoğusu yönünde
Kızılelma deyip çıktık yollara
Gönül gözümüzü diktik yollara
Kanlı alın teri döktük yollara...
Bu yola adanmış ırkımız bizim.
Ufuklarda gündoğusu yönünde
Bir rüzgar eser,
Alır elinden sevdiklerini.
Kimini savurur göklere;
Kimini sürükler, deli devre...
Savrulanlar,
Kubbene Güneşi takan bu ümmet;
Kudüs’ü geceye bırakmayacak...
Senden olmayanla gelen adalet
Karanlığa çıngı hiç yakmayacak.
Ümmet hakikati görmek zorunda.
Memleketim vatanım!
Sana kurbandır canım...
Noel heyecanına;
Sızlamaz mı vicdanım?
Köküne kör ve sağır,
Millete, vatana, hakka yanarım.
Ezelden ebede hür bir çınarım...
Hakikate âmâ nesli kınarım
Mevlana misali belki ârifim...
Esaret çiğnemek, nesle teklifim...
Tarzıma nazır bir Mehmet Akif’im




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!