Geçmişe takılıp kalmayız,
Geleceğe bakıp gideriz.
Özümüzde kin kibir Yok,
Acıyı bal eyler gideriz.
Dünyanın ipi koptu gidiyor,
Karanlık günler bizi bekliyor,
Bu işe aklım şaşıyor,
Dostlar gidiyoruz uçuruma.
Gül bahçelere karga kondu,
Gitsen de gitmesen de içimdesin
Kalbimde acılar ve solmuşum ben
Belki bilmezsin duy sesim sana gelsin
Sevda yağmuruyla yıkanmışım ben
Martı mıyra oteldeki meydancılara....
Martı Mıyra'da oldum meydancı,
Saçlarım döküldü, süpürge oldu gitti.
Gönül tahtıma kurdum bir pazar,
Her ne ararsam, özümden sorar.
Sözlerim dilimde Hakk'ı yazar:
Haya tına bin tura bin mavi zukra.
Gönlümde sakladım bir gizli bahçe,
Gülün açtığı yer, aşkın durağı.
Kimseler bilmesin, ne gündüz ne gece,
Seninle kurduğum cennet toprağı.
Gönül bahçemde bülbül susar, gül ise bî-tabdır,
Bir sır saklar her gonca, her diken bir kitâbdır.
Ayın göğsünde nur yüzer, gölgesi zülâl olur,
Senin gözlerin, derin ve değişken bir okyanus. Bakışın bazen sığ, ışıkta parlayan bir sahil suyu gibi masum ve neşeli. Bazen de, fırtına öncesi bir deniz gibi koyu ve anlaşılmaz. Her zaman sana doğru yüzüyorum, kıyıya çıkma niyeti olmaksızın. Çünkü biliyorum ki, senin derinliklerinde kaybolmak, benim en büyük keşfim. Kimse bilmiyor o okyanusun dibinde neler sakladığını; eski gemi batıklarını, mercanlardan örülmüş bir gizemi. Ben bilirim. Ve o sırrı, bir deniz kabuğu gibi kalbimin en kuytu yerinde saklarım. Benim aşkım, sadece sana açık olan o gizli okyanusun haritasıdır.
Ne zaman baksam yukarı
O büyük, sonsuz kumaşa
Bir telaşsızlık yayılır içime.
Gündüzleri, mavi bir okyanus,
Güneş, altın bir gemi gibi batmaya hazır.
Aramızdaki kilometreler
bir yalandan ibaret.
Aynı anda bakıyoruz
aynı gökyüzüne,
Ve bu,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!