Ela gözlerine baktığım zaman
Bir sevgi pınarı akar gönlüme
Elim ak eline değdiği zaman
Aşkın kaynar uyu dolar gönlüme
Bingöl'de bir rüzgar eser,
Sevdan burnumdan tüter,
Bakışların beni benden çeker,
Bu sevda da gözlerime yaşlar düşer.
Kirpiklerin ok gibi, saplandı gönlüme,
Gazel
(Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilün)
Nâz ü şîveyle nigâh eyler o yâr, âteş yakar
Gönül bağım viran oldu, neyleyim,
Bir bülbülüm, derdimi kime söyleyim.
Gurbet elde hasretle inleyeyim,
Dost elinden gelen sitemi bağlar.
Yıllar su misali, durmadan akar,
Her gelen çağ bizi bir yere çeker.
Eski günlerime gönlüm hep bakar,
Çağlar değişse de huy değişmiyor.
Uzakta arayıp yorulma boşa,
Ne gökte ne yerde, ne başka cihanda.
Dön kendi özüne, dön kendi başa,
Cennet bahçesini sen kendinde ara.
Seher vakti kalktım baktım cihana,
Gönül coştu yine yandı dermana.
Aşkın sırrı sığmaz oldu lisana,
Bülbül olup güle konan TURHAL'ım.
Taş duvar ararsın, Kâbe'dir diye,
Oysa Hak sevgisi gönülde yatar.
Bu sırrı bilenler erer mâ’nâya,
Yâri ziyaret bil ki, gerçek Hac'dır.
Taşa toprağa tapıp boş yere yorulma,
Ne duvarda ara, ne taştan puta bak.
Gönül Kâbe'sini gör, özüne dön gel,
Hakikat sırrının menzili sende bak.
Gönlümün sâkîsi sensin, sun bana aşkın şarabın,
Bir yudum içsem yeter, âlem olur mâna kabın.
Her seher adınla başlar dilde bir yanık dua,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!