Hüseyin Turhal Şiirleri - Şair Hüseyin T ...

Hüseyin Turhal


Saat gece yarısını çoktan geçmişti. Odanın içindeki sessizlik, birden dışarıdan gelen damlaların ritmik sesiyle delindi. Önce seyrek, çekingen vuruşlardı cama; sanki yağmur, gelip gelmeme konusunda kararsız kalmış gibi. Sonra pervasızca hızlandı.

Pencerenin mermerinde biriken su, artık biriken değil, hızla akıp giden bir nehircikti. Şehrin gürültüsü, o an için tuhaf bir şekilde yumuşamış, arka plana itilmişti. Yerini, ıslak asfaltın kokusunu taşıyan bu sürekli, fısıltılı müziğe bırakmıştı.

Kalkıp pencereye yaklaştım. Karşıdaki sokağın lambaları, yağmurun perdesinden süzülerek uzuyordu. Işıklar, sonsuzluğa doğru uzayan titrek altın çizgilerine dönmüştü. Her şey flu, her şey belirsizdi ama bu belirsizlikte garip bir huzur vardı. Bu, bir şeyleri beklemeyen, bir yere yetişmeyen, sadece kendi varlığıyla yetinen bir andı.

Devamını Oku
Hüseyin Turhal



Karanlık bir sır perdesi iner,
Gökte yıldızlar tek tek belirir.
Gönül yorgun düşer, dertlenir,
Aklımdan bir türlü gitmez geceler.

Devamını Oku
Hüseyin Turhal


Şehir uyur,
Biz uyanığız.
Elimizdeki kupalarda
Soğumayan bir sıcaklık.
Sözcükler gereksiz;

Devamını Oku
Hüseyin Turhal


Sana ait olan her şeyi, bir gün batımının kızıla çalan göğü gibi içime çektim. Oysa sen, dokunduğum an buharlaşan bir sis perdesiydin. Ne kadar yakınıma gelirsen gel, aramızdaki o görünmez cam duvar hep buz gibi kaldı.
Şimdi bu şehir uyurken, ben seninle geçen o kısa, yakıcı anların enkazında oturuyorum. Hatıralar, keskin kenarlı cam kırıkları gibi; dokunmaktan korkuyorum ama gözümü de alamıyorum.
Bana öğrettiğin en büyük gerçek şuydu: Aşk, bazen sahip olmak değildir. O, sadece var olduğunu bilmenin verdiği dayanılmaz acıyla yaşamayı öğrenmektir. Bir deniz fenerinin uzaktan parlayan ışığı gibi... Ona ulaşamazsın, ama o ışık olmazsa, ruhun karaya oturur.
Ben senin limanın olamadım. Sen de benim yuvam. Sadece kısa bir süreliğine, iki gezegenin birbirinin yörüngesine girip, çarpışmadan hemen önce ayrılması gibiydik. O anlık yakınlık, tüm evrenime yetecek enerjiyi bıraktı.
Unutmadım. Unutmayacağım. Çünkü seni silmek, bu kalbi sökmek olurdu. Ve ben, bu yaralı kalbi, senin adınla atmaya yemin etmiştim.

Devamını Oku
Hüseyin Turhal


Gece,
Seni düşünmek için icat edilmiş gibi.
Herkes uyuduğunda,
Dünya el ayak çektiğinde başlıyor asıl gürültün.
İçimde bir yerde,

Devamını Oku
Hüseyin Turhal


Beklenen yağmur, her şey bittikten sonra geldi. Kuraklık, toprakla birlikte ruhları da çatlatmış, yeşilin son tonlarını bile griye çevirmişti. Ne zaman ki, beklemekten yorulduk ve kabullenişin o uyuşturucu sessizliğine gömüldük, işte tam o anda, gökyüzü kendini bıraktı. Ama bu gelen, hayat veren bir sağanak değil, daha çok bir itiraf gibiydi; pişman, geç kalmış ve biraz da faydasız. Yere düşen her damla, "keşke daha erken gelseydim" diye fısıldıyordu. Sokaklar aniden parladı, camlar buğulandı ama içerideki boşluk aynı kaldı. Çünkü bazı şeyler, tam zamanında yaşanmalıydı. Geç gelen adalet, sadece yeni bir hüzün katmanıydı

Devamını Oku
Hüseyin Turhal



Başını alıp nereye gidersen git.
Geçmişin senin peşini bırakmaz,
İstersen bütün dünyayı gez,
Geçmişin senin peşini bırakmaz.

Devamını Oku
Hüseyin Turhal



El ele sepet sepet fidan diktik,
Sepet sepet meyve verecek.
Bahçemiz yem yeşil olacak,
Paribuda bize meyve gelecek.

Devamını Oku
Hüseyin Turhal



Tesadüfen çıktın karşıma,
Yandım ben o masum bakışına,
Sevdalandım kirpiklerine kaşına,
Bekle bir gün sana gelecem.

Devamını Oku
Hüseyin Turhal

Aşkından cayır cayır yanıyorum
Gel söndür şu ateşi Gülserenim.
Hasretinle sararıp soluyorum
Gel gör bu halimi Gülserenim

Yalnızlığın çile yokluğun ölüm

Devamını Oku