Yıllar su misali, durmadan akar,
Her gelen çağ bizi bir yere çeker.
Eski günlerime gönlüm hep bakar,
Çağlar değişse de huy değişmiyor.
Uzakta arayıp yorulma boşa,
Ne gökte ne yerde, ne başka cihanda.
Dön kendi özüne, dön kendi başa,
Cennet bahçesini sen kendinde ara.
Seher vakti kalktım baktım cihana,
Gönül coştu yine yandı dermana.
Aşkın sırrı sığmaz oldu lisana,
Bülbül olup güle konan TURHAL'ım.
Yine düştüm bitmez tükenmez yola
Gözümün yaşını silemedim yar.
Hasretin yükünü verdim sağ kola
Yüküm ağır geldi bölemedim yar.
Taş duvar ararsın, Kâbe'dir diye,
Oysa Hak sevgisi gönülde yatar.
Bu sırrı bilenler erer mâ’nâya,
Yâri ziyaret bil ki, gerçek Hac'dır.
Taşa toprağa tapıp boş yere yorulma,
Ne duvarda ara, ne taştan puta bak.
Gönül Kâbe'sini gör, özüne dön gel,
Hakikat sırrının menzili sende bak.
Gönlümün sâkîsi sensin, sun bana aşkın şarabın,
Bir yudum içsem yeter, âlem olur mâna kabın.
Her seher adınla başlar dilde bir yanık dua,
Dışarda arama yazıyı, nûru,
Bu kâinat sensin, sensin bu düzen.
Ne kâğıt ne mürekkep, arama soruyu,
Kur'an'ı oku sen, dönerek kendine.
Dışarıda arama boş yere nefsini,
Kur’an-ı Yâsin'in esrârı sendedir.
Hakk’a giden yolu uzak sanma hiç,
Zâtının cennet-i dîdârı sendedir.
Ak dağların eteğinden, şırıl şırıl akarsın,
Buz gibisin, insanın yüreğini yakarsın,
Gümbür gümbür,Adıyama'na akarsın,
Sen abı hayatsın, Görlevik suyu.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!