Seninle aydınlandım,
Gözümsün Hacı Bektaş.
Seninle engeli aştım,
Elimsin Hacı Bektaş.
İliminle ben piştim,
Her şeyi kendinden ara,
Zâhirde gezme, bâtına bak.
Canan gizli tenden ayrı,
Kendi öz derdine derman ol yürü.
O, zeminin yumuşatılmış vicdanıdır. Sert ve soğuk gerçekliğin üzerine atılmış, sıcak, desenli bir yalan katmanı. Ayak tabanının aradığı konforu sunarken, aynı zamanda altında yatan çıplak gerçeği ustaca gizler.
Her bir ilmek, bir düğümün çözüldüğü ve tekrar atıldığı, sabırla dokunmuş bir zaman birikimidir. Üzerindeki desenler, rastgele çizgiler değil; sonsuzluğa uzanan, tekrarlanan döngülerin haritasıdır. Bir merkez noktası vardır, etrafına hayatın dağınıklığının dağıldığı, ama o merkezi asla tam olarak kaybetmeyen bir denge vaadi.
Boynuna taktığın o mübârek yadigâr,
Zannetme ki kuru bir deridir, kumaş.
Gönül ehline o, hep yoldaş, hem yâr,
Boylama hamail muskası, ilâhî şifadır.
Sevda bahçesinin saf toprağında
Ektiğim kırmızı güllerim hani
Fidan fidan dal dal gonca bağında
İçtiğim şekerli sularım hani
Aldandın sen estetik ameliyatına
Orijinal kalıbını kaybettin sevdiğim
Kapıldın şu dış güzellik rüzgârlarına
Orijinal kalıbını kaybettin sevdiğim
Gazel
(Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilün)
1
Gönlümde yaktığın ateş bir dem söner mi ola, bilmem,
Sensiz geçen her an ömre zarar mı ola, bilmem.
Gamzenden atılan oklar değdi sînemin ta içine,
Gözlerim yollarda, kalbimde sızı,
Bir nefes kadar yakın, bir ömür uzak.
Hasretin yüzümde yakıyor yazı,
Ne zaman diner bu bitmeyen tuzak?
Ruhun bozulmuş gerantofili,
Beyninde hastasın pedofilli,
Aklında hep Nemfomani...
Vallahi billahi hastasın sen.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!