Sararıp soldum, yaban ellerde,
Yüreğimi köz gibi yaktı gurbet,
Bakışlarımdan memleket hasreti,
İçimi köz gibi yakar gurbet.
Aşık Turhal der ki gönlüm daraldı,
Sılamın kokusu burnumda kaldı.
Yabancı ellerde ömrüm karaldı,
Bir tas su yerine hep zehir tattım.
Aşık Turhal der ki gönlüm daraldı,
Sılamın kokusu burnumda kaldı.
Yabancı ellerde ömrüm karaldı,
Bir tas su yerine hep zehir tattım.
Memleketin hasretiyle yanar içim,
Ne bir dost var ne de bir tanıdık yüz.
Gözümde tütüyor sılada her çim,
Gurbetin yorgunu, dertli biriz biz.
Ne bir kuş sesi var, ne de bir baykuş,
Her yer yaban bana, her yer bir duruş.
Gurbetin yeli eser, içimde bir kış,
Toprağım uzakta, el olur durur.
Gurbet yolu uzar da yoktur sonu
Nereye gidersin perçemi güzel
Devir geçti artık uyumak için
Hanlarda eser yok kaşları güzel
Ak dağların eteğinde bir nur var,
Yaylakonak yurdu, Balyan İnçekoz.
Gönlümde esiyor bin yıllık rüzgâr,
Akar Gürlevik'te dinmeyen bir söz.
Gurbet ellerde yim, gözümden tütersin ,
Ben sana Hasretim, güzel Adıyaman.
Ayrılık yeti gayrı, gel sarıl bana,
Derde giryan oldum güzel Adıyaman.
GÜZELİM
Güzelim gel otur yanıma
Doğruyu güzeli söylerim sana
Sakın uyma kör softalara
Seni yakar ateş narına
Bu mavi gözlerini sevdiğim
Sana hastayım haberin var mı
Kiraz dudaklarını sevdiğim
Sana aşığım haberin var mı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!