DELİ KIZIN MANZARASI
Dolunay vurdu pencereme
Aydınlığın yağıyor yüzüme
Bir şehrin sabahında
Yeni başlangıçların koşusunda
DERİN KUYULAR KARANLIĞI
Balıkçı tekneleri kalkıyordu limandan
Serçeler uyanıyordu ki çatıdan
DİLSİZ KELİMELER
Özlemek mi diyorlar?
Kemikleri eriten bu yangına
Sensizliğin gölgesi düştü bak yine yeryüzüne.
Daha da çekiliyorum
Hiç olmadığım kadar yakınlarına
Güçleniyor, daha büyüyor
Kuvvetleniyor ayak bileklerim
İliklerime kadar titriyor içim
Ah bu dünyanın içinde ne var
DURAK SONRASI
Bir lavanta kokusu, bir turuncu yarası
Mevsimler karıştı
Güzel olan ne varsa
Biriktirip sana getireyim,
Anlatayım istedim.
"Durma uç o zaman."
Kanat çırp sonsuzluğa,
Benden çok uzaklara.
ESKİ TANIDIK HÜZÜN
Pencereye yansımanın
Göz göze gelişimizin
Aklımdan gitmeyiş inin
Eylül geldi, salep rüzgârı estikçe,
Sıcak anılar sarar kalbimde,
Düşen yapraklar dans ederken,
Umudun kokusu her yerde, gizlice.
Şimdi sen, gecenin karanlığına gebe,
Bense gecelerin aydınlığı.
Sen, sessizliğin büyüsünde bir sır gibi saklanırken,
Ben, ışığın içinde seni arayan bir nefes.




-
Ahmet Erdem
-
Erhan Tığlı
Tüm Yorumlarİyi bir kalem, edebiyatın birçok alanında ürün veren, romanını merak ettiğim, hem edip hem dingin bir kişilik.
Özenle takip ettiğim, şiir örgüsünü ve imgelerini sevdiğim şair iyi ki var.
Soyadınızı yadırgatmıyorsunuz. Şiirleriniz çalışkanlığınızın yalan olmadığını gösteriyor.
Yazmaya ve doğru güzel iyi olmaya devam. Dost selamlar.