Hümeyra Gün Şiirleri - Şair Hümeyra Gün

Hümeyra Gün

Ne zaman acısa insan yanlarım
Vazgeçer yorgun yüreğim,
vazgeçer gökyüzünü yeniden boyamaktan
Vazgeçer,içimdeki sabırlı nine
umutsuzluktan umut eğirmeye..
*

Devamını Oku
Hümeyra Gün

Güneş eğildi,eğildi yavaşça.
Bir öpücük kondurdu sulara.
Kızıl güller döküldü semadan.
Koptu sesizce bir kızılca kıyamet.

Duyulmaz oldu balıkçının ıslığı.

Devamını Oku
Hümeyra Gün

Bazen bir masalın içinden geçersin
Dünyanın bütün yükünü alır götürür
çocuklukta tutunduğun sıcacık eller
Sanırsın ki dünya pespembe bir pamuk şekeri
Yüreğinde cıvıl cıvıl çocukluk sabahları

Devamını Oku
Hümeyra Gün

Eylül serinliği düşmüş
Bu dolunay gecesinde
İyot kokulu bir rüzgâr
Dolaşırken yüzümde
Gökyüzü eğildi yavaşça
Avuçlarıma döküldü yıldızlar...

Devamını Oku
Hümeyra Gün

Hüzün lacivert kanatlı bir kuş
Gelip gelip konuyor yüreğime
Ansızın bir güz yağmuru
Başlarken gözlerimde...
Erken gelen bir kışta üşüyor ellerim.

Devamını Oku
Hümeyra Gün


Çanakkale Zaferinin 106. yılını kutladığımız bu günlerde. Savaşın acı gözyaşı, yoksulluk , yarım kalmışlık olduğunu kabullenirken, bazı savaşların haklı savaşlar olduğunu da bir kez daha anımsadık. Ne diyordu Mustafa Kemal Atatürk :
*Savaş zaruri ve hayati olmalıdır. Milletin hayatı tehlikeye maruz kalmadıkça savaş bir cinayettir!
* Yurtta barış cihanda barış! *deyip, barışı savunan Mustafa Kemal Çanakkale savaşı sonrası, evlatlarını yitiren Anzaklı analara yazdığı bir mektupta:

" Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz, evlatlarınız bizim bağrımızdadır, huzur içindedirler. Ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır. Onlar bu toprakta canlarını verdikten sonra, artık bizim evlatlarımız olmuşlardır"

Devamını Oku
Hümeyra Gün

Baharın eli iyiden iyiye hissedilir olmuştu. Yaşlı adam sık sık evinin yakınındaki küçük parkta güneşlenmeyi seviyordu. Bazen oyun bahçesinde oynayan çocukların neşesine takılır bazen de kendi sessizliğinde anılarına dalar giderdi. Ara sıra uyukladığı olsa da çocukların neşeli çığlığıyla kendine geliyordu.
Eşi de gidince evin sessizliği çekilmez olmuştu. Zaten oldum olası kendi halinde yaşayıp gidiyordu. Yoktu öyle çok eşi dostu... Ki olanlar da birer birer eksilmişti...
“Yaprak dökümü mevsimindeyiz, kaç günlük misafirliğimiz kaldı belli değil.” diyordu içlenerek.
Bazen zamanın hızına aklı ermiyordu. Daha dün gibiydi babasının durmadan çalışması, anasının evi kıt kanaat idare etmeye çalışması ve çocukluğu...

O sabah yine aynı parka geldi. Biraz parkın içinde yürüdü. Sonra bir banka oturdu. Yüzünü tam tepesinde tüm görkemiyle gülümseyen güneşe çevirdi. Terleyince ceketini çıkarıp bankın üzerine koydu. Halinden memnun görünüyor, güneşin iyiden iyiye ısıttığı kemikleri bayram ediyordu...

Devamını Oku
Hümeyra Gün

Aynada siliniyor yüzüm.
Her seferinde annem bakıyor bana.
İnanmazdım diyenlere
Ben ne zaman anneme benzedim?

Ne çabuk geçip gitti bahar.

Devamını Oku
Hümeyra Gün

Sen yoksun !

Dışarda yağmur yağıyor.
Ve ben, yokluğuna ağlıyorum
Kimseler duymuyor figanımı

Devamını Oku
Hümeyra Gün

gece elini eteğini
çekerken zamandan
gümüş bir ay
asılı kalmış gökyüzünde;
belli ki hasretini bekliyor. .
*

Devamını Oku