Hümeyra Gün Şiirleri - Şair Hümeyra Gün

Hümeyra Gün

Aysız kalmış bir gecede
Yarenlik ediyorum yüreğime
Radyoda bir şarkı ...
Benim hiç bilmediğim...
Eski bir baharı anlatıyor

Devamını Oku
Hümeyra Gün

Anne karnında afacan bir oğlan
Kandı bir gün dünyanın rengine
Uzattı başını dünya misafirliğine
Sardı anası onu, en has mavilere.
Kattı ninnisine, bildiği bütün duaları...
Yazılmayı bekleyen bir defterdi oğlanın yüreği

Devamını Oku
Hümeyra Gün


Hep dediğim gibi ilk tayinim gündüzlü okumama rağmen kendi seçimimle, uzaklardı... Ki baya çetin bir yerdi.
Eğer sen, Çalıkuşu yüzünden öğretmen olmuşsan, ilk tayin yerini belirlerken uzaklar seni nasıl çeker.
Neyse “sağlık olsun” diyerek bir yığın anıyı yüreğime koyarak, bu sefer Batı’nın bir dağ köyüne geldim. Tabii eşim sayesinde.

Köyümüz yine mahrumiyet ama bu sefer iki kişiyiz.

Devamını Oku
Hümeyra Gün

Sıcaktı daha sabahtan.
Ateş dilliydi Temmuz.
Yok,
suçlu
ne ay, ne de gündü.
Suçluyu bulmanın ezikliğiyle,

Devamını Oku
Hümeyra Gün

doğanın renkleri var,
bakıp da görmediğimiz
kimi yaşam , kimi umut ,kimi hüzün
günlük telaşlara kapılmış yüreğimiz ,
hep hasta, sıkça renk körü...
*

Devamını Oku
Hümeyra Gün

"nasılsın?" diyorsun ya...

İyi değilim...

Hiç iyi değilim işte...
Sorma halimi o yüzden

Devamını Oku
Hümeyra Gün

Bazen insan kendinden bile sıkılıyor, ya da yoruluyor. Kalkıp silkelenmesen hepten teslim olacaksın bedbinliğe..
Dün öylesi bir duygu vardı içimde...
Bu sabah, çalışma masamın üstündeki karalama defterime düşen, dünden kalan ,dizelere takıldı gözüm...

****
İnsan bazen kendine fazladır

Devamını Oku
Hümeyra Gün

Kim demiş kadının adı yoktur?

Kadın yağmurdur, kurak toprakları gülistan eyleyen
Kadın çöle yağan kardır, seni şaşkına çeviren
Kadın bir bahçıvandır, yarına fidanlar diken
Kadın bilgedir, yaşamın kadim yolunda

Devamını Oku
Hümeyra Gün

bir gök gürlüyor
ardından bir yağmur boşanıyor
ansızın güneş açıyor
güneşle yağmur çekişip duruyor
yaramaz çocuklar gibi
*bahar budur * diyesim geliyor

Devamını Oku
Hümeyra Gün

Yaşlı kadın gün doğumu ağrıyan belini tutarak yatağından kalktı. Yapacak bir işi, gidecek bir yeri de yoktu aslında. Eskiden zengin evlerine temizliğe giderken hep gün doğumu düşerdi yollara. O günlerden kalan bir alışkanlıktı işte…
Son günlerde iyice küçülen adımlarıyla, terliklerini sürüye sürüye lavaboya gitti. Yüzünü yıkarken aynaya takıldı yaşlı gözleri:
"İyice yaşlandın artık Raziye!" dedi.
Eski güzelliğini anımsadı. Kınalı saçlarını ıslak elleriyle sıvazladı.

Aynı küçük adımlarla mutfağa doğru yürüdü. Çayın altını yaktı. Dolapta kalan tek yumurtayı aldı, tereyağı tabağına uzandı. Anımsadı. Tereyağı iki gün önce pilav yaparken tükenmişti.

Devamını Oku