Yaşamak, diyorum,
ancak bir özür olabilir artık,
Varlığın o lekesiz
ve budala çocukluğuna.
Avuçlarımda ters dönen
aynaların soğuk uğultusu,
Sokaklara fırladığım
o kara sıfatlar,
Hangi meşru kılıfı giyse
eğreti duruyor üstümde.
Biliyorum.
Bu bilmek,
göğsümde büyüyen tekinsiz bir ihbar.
Sözlerimin anlamı
beni her akşam yeniden ürkütüyor,
Çünkü herkesin sustuğu kadar akşam,
Herkesin kabullendiği kadar karanlık burası.
Doğadan bir vahiy,
bir işaret beklemek boşuna,
İpte boynumuz,
ağzımızda dünyanın o kirli şerbeti.
Biz ki gecenin
bir hamlede yuttuğu o kalabalık,
Sokakların bir sır gibi gizlediği
o suç ortaklarıyız.
Yine de bir şeyler kalıyor geriye;
Yağmurun çocukların kalbinde açtığı
o derin oyuklar...
Ne sular dindirebilir o sızıyı artık,
Ne de çözülmüş bir sırrın buruk tesellisi.
Kayıt Tarihi : 31.05.2026 00:41:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




TÜM YORUMLAR (1)