Bir gün bir ayrıntı çullandı üzerime,
günün gövdesine bir kadın yaslandı
ve sokaklarda bağırtı oldu yaşam,
zaman durduğu yerden kabardı.
Seni bir daha yaşamaktı dileğim.
Kurumuş yapraklar,
Dünyanın sırtına düşüyor.
Ve yağmurlar,
Ülkemde görmediğim,
Yaprakların yoldaşı.
Eritiyor madenleri,
Geçimsiz bir rejimin artıklarıydınız,
şimdi rüzgar vurur
kelepçeli gömleklerinize,
düşünceler savrulur ve rüzgar vurur.
Bir bulut kalkmaz bir şehrin gövdesinden.
Karanlık eller yürür kişiliğimize
Ölümüne bir buruklukla
geçtim hain sehpalar arasından
ellerimde sıcak kurşunlar,
defterlerimde başlamamış aşklar vardı.
Bombaların düştüğü yerde
mutfak saatleri durur
Ben cebimde harflerle gezerim,
bir bir çıkarır bakarım onlara,
ve
sözcükler gelir gözüme.
A’lar akşam olur,
Hayal kuradık,
Gecekondu denizinde.
Gökyüzünde büyüyen ay,
Yüreğimiz daha büyük.
Alsancak limanından,
Bir gemiye atlayıp,
Belki duydunuz,
Karanlık çığlıklarımı.
Evet,
Bendim bağıran,
Bu koyu kentin,
Tutuklu tepelerinden.
Ne çok kucaklaştım bu sokaklarla
gündüz bira tadında, gece ürkütücüydüler
bazen fırtınalı bir tank görünürdü
ve yağmurda sessiz bir miğfer ıslanırdı,
kuşlar birikirdi yaşlı çınarlarda
yüzleri nasırlı ve düşünceliydiler
Beni yabancı yerine koyup başa aldırmayın filmi,
gördüm dediysem görmüşümdür o kadını.
Hayatıma uzayan o sayfalar beyaz değildir artık,
artık gidenlerin dönüş bileti yoktur,
ölüm mangaları soğuk vagonlarda gelirdi,
buz kaplı silahlar silip süpürürdü yaşam hevesini.
Kendimi uzun özleyişlerin koynuna bıraktım
hırçınlığım yok artık,
kızgın da değilim, doluyum sadece
benim aşkım düz bir yolun yolcusuydu,
bazen bir kediyim belki
ne kadar kedi olabiliyorsam,




-
Koray Ceylan
Tüm Yorumlarselam hüdayi abi benim koray sana ulasamadim selam olsun gönullerinize