Yürüyüş vakti gelince,
Acıkan çocukların saçları uzar
Ve tozlanır umutları, incir yapraklarının altında
Yürürüm sokakların sarhoşluğuna doğru
Sırtımda gecekondu rüzgarları,
Verdiğin bütün çiçekler için,
teşekkürler mimozam.
Aşkım sende doğdu,
sana çağladım.
Ahşap bir evin suskunluğunda
yalnızlığın ortasındayız
ağzı sıkı bir sabahın elindedir uykusuzluk
yokluğun yukarısı yalnızlar durağı
her iyi niyet bir yüzsüzlük doğurur
evin bir ucunda yangın
Bir gün
sevimli bir sebeple uyandırdım yokuşları,
bir sebepti o
belki bir tabutun tahtaları kadar sıkılgan,
yokuşların sokakları kadar hırpalanmış
ama bir sebepti
Ölümlerden bahsetme bu akşam
Öpüş öpüşebildiğin kadar
Severken başkası olma
Hatta kendin de olma
Pencereler açılsın düğmeler iliklensin
Saatini ayarla düşüncene düzen ver
Saçlarının kıvrımından trenler kalktı
Seni vagona sığdıramıyorum sinema kapandı
Bir mevsim havalanıyor gökyüzüne
Sokaklardan yüzüme heceler vurdu
Gölgeler beni çekemiyor yabancılaşıyorum
Hangi hece bana dokunuyor anlamadım
Deniz, kıvrımlı saçlarıyla
öpüşmelerimizi övüyordu,
yamaçlardan kopup gelen şarkılar
ve iskeleden ayrılan vapurlar
cep aynamda izler bıraktı.
Kelimelere lanet okunan
Kuzeyin bulvarlarında gelen gidenin terini siler
Yani merak etmeyin aratmaz kimse kimseyi
Gece yolculuğunda samanlık seyran olmaz
Silahlara esaret heykellere cesaret yakışır
Kansızlıkla cansızlık farklı şeylerdir elbette
Hiç kimsenin giremediği bağlara girip
Kollarımı sıkıştıran bir kerpetenin acısıyla çıktım sokağa.
Aramızda sağ kalıp, bir baskının acısını duyanlar,
sizler bilirsiniz nelerin neremizi sızlattığını
herkes bilir, bir acının sırrıyla gömüldüğünü.
Beni hüznün hocalığına yakıştırmasın kimse




-
Koray Ceylan
Tüm Yorumlarselam hüdayi abi benim koray sana ulasamadim selam olsun gönullerinize