Senin yüryüşlerin aşkların en derinidir
ve şehirlerin sarhoşudur ayaklar.
Gez gezebildiğin kadar inleyen sokaklarda,
yaşlı güvercinlere nefret duymadan.
Yürüyüş vakti gelince,
Acıkan çocukların saçları uzar
Ve tozlanır umutları, incir yapraklarının altında
Yürürüm sokakların sarhoşluğuna doğru
Sırtımda gecekondu rüzgarları,
Bir gün
sevimli bir sebeple uyandırdım yokuşları,
bir sebepti o
belki bir tabutun tahtaları kadar sıkılgan,
yokuşların sokakları kadar hırpalanmış
ama bir sebepti
Saçlarının kıvrımından trenler kalktı
Seni vagona sığdıramıyorum sinema kapandı
Bir mevsim havalanıyor gökyüzüne
Sokaklardan yüzüme heceler vurdu
Gölgeler beni çekemiyor yabancılaşıyorum
Hangi hece bana dokunuyor anlamadım
Verdiğin bütün çiçekler için,
teşekkürler mimozam.
Aşkım sende doğdu,
sana çağladım.
Ahşap bir evin suskunluğunda
yalnızlığın ortasındayız
ağzı sıkı bir sabahın elindedir uykusuzluk
yokluğun yukarısı yalnızlar durağı
her iyi niyet bir yüzsüzlük doğurur
evin bir ucunda yangın
Deniz, kıvrımlı saçlarıyla
öpüşmelerimizi övüyordu,
yamaçlardan kopup gelen şarkılar
ve iskeleden ayrılan vapurlar
cep aynamda izler bıraktı.
Kelimelere lanet okunan
Kuzeyin bulvarlarında gelen gidenin terini siler
Yani merak etmeyin aratmaz kimse kimseyi
Gece yolculuğunda samanlık seyran olmaz
Silahlara esaret heykellere cesaret yakışır
Kansızlıkla cansızlık farklı şeylerdir elbette
Hiç kimsenin giremediği bağlara girip
Ben, tozlu incir ağaçlarının,
sütlü incirleriyle öpüşmelerimi
unutmam bir,
bir de dağlardan gelen,
çam kokulu rüzgarları.




-
Koray Ceylan
Tüm Yorumlarselam hüdayi abi benim koray sana ulasamadim selam olsun gönullerinize