Bu gün hayatla
randımanlı bir sohbette bulundum,
öpüştüm eski günlerimle,
hiç kimseye haklı haksız demedim,
sökülmüş bir yaşamın
ortasında değil miyiz,
Geceyi yalnız geçiren lambalar
çoğaltıyor isteklerimi
şehre abanmak için bir sokak aradım kendime
hain bir karaltı geçti yanımdan
aldırmadım yürüdüm,
ayaklarıma değdikçe cam kırıkları
Yüzümün kavrulduğu bu sokaklarda yürümek
en çok bana yakışırdı
çünkü burada güneşli kuşlarla geçerdi vakit
onların kanatları koynumda birikirdi,
bazen bir endişe sürüklenirdi arkamdan
ben yürürdüm briket duvarlardan kızlar sıyrılırdı
Gece yarıları geçip gitti bak,
ama gün ışığına özgürlük yok henüz.
Sis duvarları nöbetteyken,
yalnız kalmak yakışmaz.
Bunca özlem varken içimde,
kısa yürüyüşler kandırmaz beni.
Gezerim meydanları,
tırmanırım yokuşlara,
terini tuzunu saklarım İzmir,
Nasıl unuturum
O toprakları.
Damarımda kan,
Göğsümde vatandır
Anısı.
Artık gemileri kaldırsak ortadan
kuşların kanatları serindir şimdi,
şimdi gemiler uzanmıyor o serinliklere,
artık lüzumsuz denizleri
çıkarsak hayatımızdan,
senin bazı yerlerin hassasmış dediler
Şimdi, örümcekleri uykuya dalmış bu şehrin
silahları çınlıyor omuzlarımda,
demir ve durgunluk vardı korkak uçurumlarda
okuduğum romanlar yıllarca esir kaldı
pencerelerden sarkan küskün ölüler arasında,
karanlığa itilen nice bedenler gördüm.
Sabah toprak sokakların damarlarında yükseliyor,
dünyanın bir günü başlıyor, bu semtin şakaklarında
yorgunluktan arınmış sessiz kızlar uyanıyor,
onların saatleri her sabah hüznü gösterir,
ırmaklar gibi akan gözlere gün vuruyor,
onlar yağmurlu gecelerde yaşama sarılırlar,
Senin yüryüşlerin aşkların en derinidir
ve şehirlerin sarhoşudur ayaklar.
Gez gezebildiğin kadar inleyen sokaklarda,
yaşlı güvercinlere nefret duymadan.




-
Koray Ceylan
Tüm Yorumlarselam hüdayi abi benim koray sana ulasamadim selam olsun gönullerinize