Bir ism-i dilber düştü şeb-i hicrânıma nihân,
Ne kevkeb örtebildi onu, ne felek-i bî-amân.
Sükûtumda büyür her nefes âh u enîn ile,
Sadâ-yı dil olur anın nâm-ı sitem-kârân.
Reh-i belâda her gölge hayâlin oldu hem-dem,
Gönül rehinde gezer ol mâh-ı rûh-bahşân.
Sevda ezelden âteş ile suya kıyâs olmaz,
Âteş suya meyleder mi hiç; budur sırr-ı nihân.
Ne sûz ile tükenir bu dil-i âşüfte-hâlüm,
Ne de sükûn ile diner firkat-i bî-aman.
Yokluğun ey mâh-rû, dergâh-ı gamda bir sükût,
Kapandı bâb-ı visâl, kaldı kubbe-i figân.
Kaçtıkça benden ey nigâr-ı bî-nişân-ı dil,
Kalbim içinde kurdun bin âlem-i âşiyân.
Mesâfeler seni eksiltmedi bir zerre dahi,
Lâkin beni bana eyledi zindân-ı cihân.
Her şeb felek tutar âyîne-i gamda yüzümü,
Görünmez olur cemâlim, çoğalır intizârân.
Bildim ki ehl-i aşk yârini zâyi etmez aslâ,
Gönül mülkünde taşır ol cevher-i cânân.
Bir gün nesîm-i lutf u visâl erişse bize,
Söz değil, nazar söyler; sükût olur beyân.
Zîrâ firâk silmez lisân-ı muhabbeti hiç,
Bir bakış şerh eder bin yıl süren zamân.
Rûh, sevdiğini yazar levh-i ezel üstüne,
Takvîm-i dehr eskir, şehir olur virân.
Cemâl solar, ömür geçer bî-sedâ u bî-nişân,
Lâkin aşk-ı hakîkî kalır levh-i imkân.
Toprağa ekilmedi bu muhabbetin nihâli,
Takdîr yazdı onu levh-i hükm-i Yezdân.
Ben seni öyle sevdim ey mâh-ı bî-bedel,
Fenâ bulsa beden, aşkım olur câvidân.
Kayıt Tarihi : 6.07.2026 09:16:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!