içimdeki derin sızıların kervanları susar gönül kapında
sevinin yollarında mecra olur utulmazlık iklimi
beni sana mevsim kılar içimizi yakan özsel isteyiş
aşkın seri yar makinesiydim, üretirdim her yudumda yaramı
geldin vuslatın yüzde yüz indirime girdiği ben mağazasına
beyaz, güven,şiirsel desenli ruhumun kumaşını aldın al gönlüne
1.
muammanın uğur ışığında kendimi aydınlattı sensizlik
ummanın umduğu dalgalar sardı agılarımı
bilinçaltımın filtresini kirleten güncel emellerin sızısındayım
hastalıklı egoların dibinde kimliksiz isimlerin kokusu var
sen yok, benliğini çıkarına sülük kılan periler var
' o kendini biliyora ithaf'
uzak kalışlara, unutamayışlara
Üşüdüm ansız ve sensiz sorularda
konu anlaşılmıştır, gidişin sınavda çıkacak
Şairzal ile Şulenar (aşk ateşinin ateşi olan sevgili)
Şairzal:
Hala o sol köşede bağdaş kurmuşum. Duvarlarım dualarıma kadar yüceliyor.
-Hüzün siyah ve yırtmaçlı bir etek giymiş.Keder ile kader ederini sunuyor bana. Ben kendi rengime benzemiyorum.Gökkuşağı aşk kuşağımın rengini de değiştirmiş.Yağmurlar mı değişti yoksa her yağmur yağmasını gözyaşlarına benzettiğimden mi çözemedim.
-S’ana değil acılar.
K/açan bir hayalin sislerindeydi hislerimin son arzuhali
SENİN...........Sesini duydum…Duyulmuşluğumun duyurusu gibi bütün seslere yazıldım.Artık seslice seni sevdiğimin şarkısı okunuyor.
Bir bebek şarkı söylüyor büyümüş sevdamızın sesiyle.Bir anne bestesinde okunuyor sevgin.
-Cennet kokusu üstüne siniyor. Artık bir şeylere hazır ruhun var.
Beni dizinin dibinde imgesel baba yapıyorsun. Gözbebeklerinin büyülü bebeği ağlıyor uzaklarımda.
-Bir sen istiyorum, bir senden.Doğum sancısı bitmiyor bu sevilmelerin.
Yitirilen zamanın zimmetiyim
yangına dönüşen gidişlerin zararında zar attım geleceğe
yüreğin düşeş oldu düşlerime
su dürecek özlemin algısındayım
dalgalarına yazıldım aşk pay izinde
pişmanlıklarına asfalt yollar serdim
sürüklenişim ruhunun şifrelerindeki naraydı
şuleler yüceldi bağrımda, teslimiyetim uzandı bağrına
gönlümün örüntülerine sarılmış benliğin sardı kimliğimi
örtülmüş özlemlerin üstünü açtı içindeki sevi denizi
ıslanmaya gelen bir çocuk gibi sahilinde bekledim
gecikmiş hasretlerin atlasında renklerim senle sobelendi
Saklı kentin su şebekesinde susuzluk....
bir çiçek panayırında uslanmışlığın şenliğinde
seni gül olarak aldı dünyam
gülümsemesine ömür adadığım adılsızlığımın aynası
-Yüreğimin ciltlenmiş hüzünlerinde senin her şeyin yazılmamış olarak kalmış. Yırtılmış sayfalar arasında yıllarca saklayacağım anıların an be anlarındayım.
-Suskunluğum akıyor vicdanımın can sızılarında. Susturucu kullanıyorum, gidişlerinin kurşun arası , acılar arası , ben arası çığlıklarda.
-Çığlığın değiyor henüz değinemediklerime. Küskünlüğü hayata yamalayan hataların hattındayım. Bir elimde elem, bir elim can kırıkların. Yüküm dünyadan ağır.
Sana kapanış yapan umutlarımın erzakıyla biraz kendime bileniyorum.
-Sus ki aşk kendine yeni mecra bulsun. Sus ki giden sevgili değil, sevgilinin kaderi.
-Kader susar, kader uzar, kader akar kederine. Sus ki yar kulağı duymasın.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!