Yollarını ve ellerini benden ayıran coşkun denizler gibi, ağladıkça büyüyecek dalgalanışım bende olmadığın her güne.
Kutsanmış özlemlerimden sana dair damlalar yaşayacaksın. Birini sevmek ölümcül bir mikrop gibi algıladığım dalgalarındayım.
Eskiz serüvenlerim bitik anlatılarda, esrik bir yenilik öncesinde kabuk değiştiren yılanların yıllarımı ısırdı. Tüm güncelerim zehrinden kıskaçlarını zorluyor zamanın.
Ayrılık krallığımın tahtından indirdin. Egzotik ülkelere gönderdin,efsuni ve tütsülü bekleyişler içre saklandım, bekledim ne sen ne de sırların belirdi. Arınma kolonilerine gelen son Cenevizli olarak ruhunun baharatını aradım egzotik kaçışlarının soncularından.
Kavuşma yeliyle gelip, musonlarında kalacaktık altı ay gecen altı ay gündüzün olarak Uzakdoğu’nun ılgamışlarında gılmanın olarak yaşamak istemeyi heceliyorum
Gidiş atomunun düştüğü sevda kentinde, sensizliğin yeniden tozları arasında büyüyen Nagazakili bir yaralıyım.
yandığım zamanlarda külleniyorum aşkına
tene düşen kıvılcımın mim sonrasındayım
Ruhumda yanan mum,mumyalarını sunar
dokunuş kendi ışık gölgesinde ister
soyunan aşk, ateş ister gecenden
son vuru(lu) ş önden önce aşka ram
burada rüyam rüya
en mutlu mecnun ben
bir leyla eksik
bir de ben eksik
iki eksi bir artı
benim çarpımlarım eldesi bir el güzeli
….:Bir şeker de sen kat bu aşka….
İçime çektiğim dehlizlerin can kırıklarında kırılmayacak bir gelecek gördün.
-Gidenlerin gidemediği, gidemeyenlerin gittiği algı ile ruhsal çalgı arasında bulantılarım var.
Değerli Bir Yüreğin Unutulmaz Sayfasına
Ne zaman bir kendisi ölse birinin
Ölümlerde kendini yaşar kalır o. (Özdemir Asaf)
çelişkinin çifçisiyim ruhunun toprağına ektim sevdamızı
su, inançsız güdülerin kirlerini temizler
sarmaşık özlemlerimize uzar bir günler
bilinmezliğin fitili sözlerinin ateşinde
ben yanar,aşk suya kanar sen yokken
kâhinlere ders verir imkansızlığın sızısı
-Bir Masal Yazdım “Ben” Yok ,Ben’den Var
Ünlü Aşk Yamacısı Mir Aşıkettin ‘in Yeri-4
Adı açıklanmamış bir sevdanın masalındayım. Evvel zaman içinde içim içinin içinde.Bir varmış, birisi varmış, varmış ki vardığına varamamış. Kalbur zaman içinde ,aşk kamburu olup Ana kankru gibi aşkını can kucağında taşırmış.
-Pireler berberken, biz seninle beraberken,sen annenin kucağında tıngır mıngır sallanırken,
ezeliyetin tininde durulandı duruşun
merhametin şafağında başlar ölçüsüz hayat
aynı düşlerin dilinde kaldık dudak dudağa
bütün dünyayı öptüm ekseninde sen dönerken
sonra fikri haza içsel kitap kaldık
okunduk özel bir dille …sayfa son yerine sendeyiz
Sessizlik,içinde yılanlarını büyüten gamın şerit gibi işleniyor
Sensizlik,içinde yalan olmayan gönül aynasıdır
sensiz ve sessiz kırışık bir ruhtayım
gel ütüle beni sıcak yüreğinle
Tanlarıma teninden iklimler gelsin
Bir öpücük bir ömürcük arasında kurlarınla kur köprünü
Dile çevrilmez bir yaranın sözsüz sözlüğüyüm..
Yarin dili yok, yarının sihri yok...
Ağla ki Fırat kurumasın yüreğimde
Bak ki Harput yok olmasın...
Bekle ki bu Elazizli ölmesin yalnızlığında...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!