Hayrettin Taylan Şiirleri - Şair Hayrett ...

Hayrettin Taylan

Sen artık yürek k’aleminin yazılmış kaderine bilimsel bir bulgusun.Benliğimi saran sevginle, bilincin derinlerindeyim. Sen artık bilinçli bir kulenin yücelin sevi urağanısın.
Noktaları,virgülleri,satırları açmıyorun kaderin kalemine …Seni seven beni, beni seven seni k’aleme açıyorsun.

Sen artık bu kitapta, yüklemsin, beni özne yapan, beni alevine saran..Bitmiyor, bağırmıyor, gitmiyor, hep artıyorsun.
Sen artık bu dünyada değilsin.Sevenlerin dünyası bambaşkadır. Sen artık, ikimizin dünyasındasın.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Gözünün yaşıyla, gönlünün yasıyla suladığın yaramın kabuk sonrasıyım. Biraz iyiyim şimdi.
Suretinde okunan surelerin mistik geleceğine mumyalandım. Sana egzotik güller derlemek için Hüsn’ün ceylan çiftliğinde kimyanı buldum.
-Beni bulduğun günün adı yazılıydı Dara…
Ve d/ara düş’tüm
Y/olsan aşkı bu ben kim? Bu yüreği bulutlarınla kaplı yağmur gözlünün aşkı kim?
-Nadaslarında Leyla fidesi büyüyen kökleri bağrında olan bu ben kim…

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

sana ışıldayan özlemlerin güneşinde ısındım aşka
gelişlerini bekleyen yavru kuşlar gibi yuva yaptım yüreğinde
sana açan ömür güllerin renginde eridim
fantastik kurgularla kaldım ruh dağında
nefessiz kaldım sensiz kaldığım her yücelişte
Sen kaybedişim, sen uzak türküm, sen baldan sazım

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

dağılmış bir yüreğin son katmanında eslem
özlemleri tutuşturan günlerin sonunda eser
küle çevirir nazları
kula çevirir aşkı
unutulmazlığa uçurum yapan bülbülün sazındayım
gül ile gülen arasında dikenlerini yaşamak anındayım

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

-Kelimeler nefessiz bırakıyor kitabın aşk ortasında. Mürekkep kokusu yerine damlalarının şırıltısı siniyor tanımsızlığıma.
-Ve belli ki ağlıyorsun, ağlatıyorsun.Sevenlerden biri ağlarsa diğeri de uzaktan hisseder bir vesileyle ağlarmış.
*Bir geliş, dudağına yapışık gibi ; ama gelemiyorsun.
Ben işte oradayım senin gelmenle gelemediğin arasında yücelir dağlarım, ahlarım, vahlarım, diyemediklerim.
-Susma hakkını bilmeyen sağır bir Mecnun gibi çölde değil yanı başındaki kentte ölümsüzleşip özlüyorum.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

İki tespit arasında teşbihlerimin tespih boncuğu incikliğini sayıklarken.
“İkrar”ın tekririnde imkansızlığının inkarı gün yüzüne çıktı.
Belirsizlik sıfatına ulanmış bir gelecek gibi suskun yarınlara yar gölgen düştü.
Sukutum ve suskunluğuma değiyor değmediklerin, diyemediklerin, yaşamayamadıkların.Gittikçe imkansızlığın sızısı oluyorsun.
-Örülen duvarların altında kalmışlığın var.Kalmışsın kendi duvarlarında.Başkasının duvarında değil.İnsan kendini aşar, kendini aşınca her şeyi aşar. Anacıl duvarların bahane yazılarında okunmaz gerçek sevda yazgısı.
-Aşmayı aşılamak gerek ruha,yaşanmaya, anlara.Yeşermek lazım imkana.İmkansızlığı düşlerden ayrıştırmak gerek.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

İç dünyasını kurşunlayan ruh erinciyim. Fiziksel ölümden daha zor ölümler yaşıyorum sen ile sensizliğin kazandırdığı yaşam arasında.
-Susan iç sesimin dış sesi atom kadar saklı sesler çıkarıyor. Bağırdım arkandan sözlerle, dizelerle, bekleyişlerle. Kendini bulup kendine gelmelerle sana geldim. Her gün yeniden yanımdaki sesini melodi yaptım hülyalarıma.
-Haykırmamak…
- Hoş görmek …
Bütün iç güzellikleri sıraladım durdum sensiz her güne.İçimi öldürüp sensiz yaşayan dışımı nakışlamak istemedim güzellere.
-Can kırıklarını bir bir bombalayıp Nagazaki’ne gelmek istemedim .Hiroşima yüreğimken seni de Nagazaki kılamazdım.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Ş..
eşitliği ütüleyen kalbinin kırışık uzaklığındayım
sensizliği ıslatan damlanın zerrecik yakınıyım
yalnızlığı vurgulayan gözlerinin kitabı kokusuyum
aşkı yüreğinde volkanik kılan sevmenin şulesisin
seni saran hislerimin yolu bağrının bakir alevinde

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

anlamlara varyant olan sevdanın algı şehrindeki sözcük atasıyım
sevilere kopuşun filmini oynuyorum imgesel duruşumla
anlara böldüğümüz, şanlara yazdığımız güzel anların dibek taşındayım
kendimi sende kaybetmiş demleri topluyorum severek
mutluluğu aşılayan güzel yarın atlasında yeşiline göz oluyor sevdam

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

*Başköşesi aşk ocağına dayalı sıcaklıklarım var.Felsefi tinler sıcağında kavruluyorum .İlk filozofun sözleri arasında son sözlerin karışıyor. Thales : “Neyin var olduğu” “Neyin gerçek olduğu” ya da “Neyin gerçekten var olduğu” sorusu üzerinde düşünmüş,düşüncenin giyotin ağzı olmuş.
Thales, çokluğun kendisinden türediği, çokluğun gerisindeki bu birliğin “su” olduğunu öne sürmüştür.
Her şeyin özü sudan ibarettir keskinliğinde ıslanmayı kabul etmiş.
Şimdi sevgilim Thales benim.Onun doğrularını, yanılgılarını biraz benden dinle.
Su evet, katı, sıvı ve hava haline dönüştüğü doğrudur. Gözlemek yetiyor. Onun arkhe olarak su tercihinde etkili olmuş.Bu da güzel.İlk insanlık için önem arz ederim.M.Ö 6.yy için büyük gelişme.
Gerçek şu ki buharlaşma fenomeni suyun buhar ya da hava olabilmesini, donma fenomeni ise, suyun toprak olabilmesi denklemini getirmiş, özler üstüne su serpmiştir.

Devamını Oku