Hayrettin Taylan Şiirleri - Şair Hayrett ...

Hayrettin Taylan

bir akşam alınmış hatta satılmış bir gece saracağım bensizliğine
sana getirmek için ay ve yıldızları aza yapacağım terk edilmiş her yere

hasretine varmak için hazır ganiler yağdıracağım
yüreğime şan diye akıttığın senli kevserlerden içeceğim
beni bıraktığın gergefleri ekleyeceğim

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Sen’li cümlelerin kurduyum, uluyorum aşk ormanımızda. Kuzu güzellerin arasındayım, açıkmışım aşka. Gayrı seni unutmak için sisli havalar bekliyorum; ama hisli havan, duruşun, bende kalakalışından gidemiyorum ömür çiçeğim.
Gün yüzüne düşüyor düşlerinin karanlığı…İçmişim seni.Güven aşkın fetih kalesidir. İlgi kule,kendince duruş, aşk kapısı ve tutku aşkın her zerresidir.Kal_em düştü aşka.
-Şimdi sensizliğin fitilini yaktım yaram ile can parem arasında.
Aç kalan bir sevdanın tok hüzünkarı. Hicaz makamında senli yalnızlıkları besteliyorum.
Senli sızılarının sesinde “aşk aşk “ türkülere karışmışım.
Seni hapsedişim bu yüzden.Seni hakkedişin dişleri arasında sıkışıp durmuşum.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Şairzal:
-Senin gözlerin yeşil diye bütün sözlerim yemyeşil. Manalarımda ormanlar gürleşir. Yeni sözlerimden sevda ormanımız oldu. Sen sözcüklerin ceylan gözlüsü, sen bu yemyeşil sözlerim arasında ürkek bir ceylan gibi sevgime yeşil yeşil akıyorsun.

-Derinliğine kapıldığım kopuşlar filmiyim.Baş roldesin. Rolün ile ilgin arasında başlıyor film.Senarist , bir sürü engel, içsel çatışma, ürkek anlar koymuş; ama her şeye yeşil gözlerinin dibinde bitiyor bir ömür dillere destan olacak aşkımız.

Şimdi yoksun diye günlerim kündeye tuş oldu düşlerine. Gün aynı. Sabah erken kalkıp okullarına giden öğrencilerin telaşı gibi. İşine yetişmek isteyen yetişkinlerin iş telaşından yüreğini unuttuğu anlar gibiyim.Sensizlik dizboyu. Yoksun, diye içimdeki denizin yosunları yoksunlarına sarılmış.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Yitiyorsun! ! !
Saçlarını göremiyorum kirpiklerine benzemeli…
Aşk yüzünde kayıyor yıldızların.Son sözlerin yıldız oluyor gal_aksine.
-Kalbimin sen gezegenini arıyor uzay bilimcileri. Ay’a çıkan ilk benim aslında. Sen benim aşk dünyamın uydusu ay_şem’din.Ayı eriten mumlarınla geldin.Kalbimin çağlayanlarına pınar oldun aktın.
-Unutmaya çalıştığım senli günlerin deminde geceler uzadı, ay sustu, yıldızlar ağladı. Ay yüzünle ay ‘ın yüzü kardeş olup susturmadı bu senli yanardağımı.
Yine de sevmiştim, yine de beklemiştim seni. Meylime gelen hurilerin can evinde sana ölmüştüm. Yıldızların falındaydım. Saçların örtmüştü bulutları. Yağmur olmaya vakiyim.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Yokluğun ve gidişin ağır geliyor. Fildişinden bir tarağı, içinde ben yaprakları sergili, su dolu gümüş bir tasa batırır ve saçlarını tararım. Beyaz tenini tinlerimi örterim Örtünmemelidir çaput parçalarıyla aşk beyazların .Boynundan parmak uçlarına kadar misk ve aşk kokularıyla ovarım bedenini.. Kıyamam. Bazen bir ipek yığınında, bazen kadife üzerinde uzanmıştır, özlemlerin gözlerini yummuştur, gitmeler.İzlerim… izlerim…. Neyi izlediğimi bilmez ki bilmeler.



Sensizliğe alıştırmalar yapıyorum aşk hocam çok ödev verdi. Örüşçük toplamalarımdan seni toplarım.Zaten neyim var ki sensiz. Senli yanlar isli ve isyana silinmez.Nasıl olsa bir gün çekip gitmenin alıştırmasını yapamadım. Aşk hocam çok kızdı… Bu kadar basit bir gitme problemi çözülemez mi ki.
Evet, bir kere bir sen güzelsin bir…Evet, iki kere iki hiçbir şeye değmez dünyanın dört günü için. Üç kere üç sen de dokuz aylıksın..Artık sorgulamıyorum sorgulanması gereken şeyleri bile. Gidilmesi gerekirse gidilecektir elbet. Kalınması gerektiğinde de kalacağını ezber etmelerdeyim. Camus, Veba adlı kitabında, Oran şehri kadın ve erkeklerinin aşk hayatlarını; ‘’Kadınlarla erkekler, ya kendilerini bir aşka kaptırıp mahvederler, ya da uzun süren ikili bir alışkanlığa kendilerini bırakırlar. Bu iki aşırılığın çoğu defa ortası yoktur. Bu da o kadar görülmedik şey değil. Başka taraflarda nasılsa Oran’da da zaman ve düşünce kıtlığından, insanlar nedenini bilmeksizin sevişmek zorundadırlar’’

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Masalların yazgısı benim.
Demek ki bu seven , bu gelen, bu giden, bu yüreğimde ve çevremde salınan Peri sensin. Şimdi bu perişanlığıma neden zam yaptın aşk gözlerinle, dudak uçlarınla…beni bağladın masalına.İçindeki uzlara, derelere,tepelere tırmandım.
Beni senden koparmaya çalışan cadılar cehenneminden kaçıp kokuna geldim.Kokular cennetinde miski amberinde kalışlarımı bıraktım.

-Ucunu bucağını bilmediğim sonsuzluğun son muharririyim. Yazılmamışlığın derinlerindeyim. Yazılacak olanların kırılmayacaklarını taşıyor özlemlerim.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Yüreğimde fırtınaların düğünü var.Halay başında ben esiyorum.Bir esinti düğünü.Cümbüşlerle içinde sensizliği sunan içsel gelin sendin.
Sevgisi ortak olan esişlerin damadı gibi saçlarının arasında esen yelin birikmiş sevgisi oldum.Saçlarına d’okunmayı okudum y’elim…


Seni sevmenin kalan tarafı olayım. Bitmezliği mumyaladım çünkü.Gitsen de bitmezsin.Bitsen de gitmezsin.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Yazım İmlası Doğru Yazgımın Sözcük Gülüsün Nariçe

-Seni öğreniyoruz aşk ve acılardan.

Virgüller koydum vavlarına. Vaveylaların ünleminde ünlenen ayrılık acısının alt noktası oldum.
Sorsaydın ,ya da sorabilseydin bilirdin imlerimin yükünü.Soru işaretinin altında nokta kadar kalmış kaderim. Sora sora bir nokta sen’e ulaşmanın üç ve uç noktalarındayım.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

- Ben’i bulan ben’den ,sen olan sen’e gelişin yüzyıllık yorguncusu ve sende kalışın aşk yorumcusuyum. Bu yüzden bileyciyim.Gidişin giyotinlerini bileyliyorum sen yoksun diye.
-Yaralarımı kanatan ayrılık bıçağını keskinleştiriyorum.Ucu keskin özlemlere taşıyor beni kederin. Gül evinin kapısını kesen keserin saflık sapıyım. Özümden keskinlikler ekliyorum, seni benden kesmek için.
-Bileyciyim sevgili. Beni aşk sütünde kestiğin için keskin kaldı hasretim. Yüreğimin tellerini kesecek kavuşmaların kerpetinin de bileycisiyim. Çeperlerin açılsın ki aşk kendini bulsun , aşk bizi bulsun.
Sen yokken, ben yokların çobanıydım. Kendimi buluşları otlatıyordum.Odum,yadım, sevdam açtı.Sen’i bulmanın son bulmacasını çözüyordum.Tek bildiğim bilmecenin can cevabıydın.
- Pencerede ay doğdu
- Görenler hayran oldu

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

- Adının kader kadar yer tuttuğu dudaklarımda kuruyan bir özlem var.
Bu sevdayı yaşatmak için künhüme zelal akışlar bağladım. Bağıllarımla bağlandım
aynı cümlenin içindeki sana.
- Sana dair minimize özler gördüm,ütülendim aşka.Bu kırışık gönül gömleğini giyecek huzur da yok zaten..
Bir kelebeğin güneşle öpüşmesi kadardır yeniden gelişinin hayali.
Kozalaktan çıkıp, kızlığa kaçış gibi hayat, ince, sınırlı…

Devamını Oku