Yağmurlar kelepçeli nadaslarımda. Damlalar tel örgüsü olmuş sensizliğime. Göz pınarlarının ummanında yıkanır ummadıklarım.
…:Sular mahpus talihimde.Islanmışlığın kaderiyim. Gözyaşlarınla ıslanan vicdanımın vanası açık. Gayrı sellerinde el güzelleri.
Senin yerini tutmak için yarışma var.Juride yalnız ben yokum.
…:Senli ben ,seni unutamayan ben, seni isteyen ben var. Hep ben var,sen arası ben arasatında.
-…:Seçilmişler var,seçemediklerim yok.Sen yoksan ,birisinin varlığı doğru mu ki? İçimde derlenmiş gidişlerin işleri birikiyor.
Su ile susamak arasında sensizlik kuruyor.Kurların kurduğum aşk saatim tam seni sevme deminde çalmadı.
23.23.2010
Alnı secdeye değmemiş aşk küffarıyım.
Gelgitlerle karışık bir vuslat sundum sana.
Bir bebek gibiydim sana geldiğimde sar beni.
Sıcaklığınla büyümek isterim, bir dokunuşun okunuşunda sende kalmak, sende yaşamak isterdim.
- Ben’i bulan ben’den ,sen olan sen’e gelişin yüzyıllık yorguncusu ve sende kalışın aşk yorumcusuyum. Bu yüzden bileyciyim.Gidişin giyotinlerini bileyliyorum sen yoksun diye.
-Yaralarımı kanatan ayrılık bıçağını keskinleştiriyorum.Ucu keskin özlemlere taşıyor beni kederin. Gül evinin kapısını kesen keserin saflık sapıyım. Özümden keskinlikler ekliyorum, seni benden kesmek için.
-Bileyciyim sevgili. Beni aşk sütünde kestiğin için keskin kaldı hasretim. Yüreğimin tellerini kesecek kavuşmaların kerpetinin de bileycisiyim. Çeperlerin açılsın ki aşk kendini bulsun , aşk bizi bulsun.
Sen yokken, ben yokların çobanıydım. Kendimi buluşları otlatıyordum.Odum,yadım, sevdam açtı.Sen’i bulmanın son bulmacasını çözüyordum.Tek bildiğim bilmecenin can cevabıydın.
- Pencerede ay doğdu
- Görenler hayran oldu
Yazım İmlası Doğru Yazgımın Sözcük Gülüsün Nariçe
-Seni öğreniyoruz aşk ve acılardan.
Virgüller koydum vavlarına. Vaveylaların ünleminde ünlenen ayrılık acısının alt noktası oldum.
Sorsaydın ,ya da sorabilseydin bilirdin imlerimin yükünü.Soru işaretinin altında nokta kadar kalmış kaderim. Sora sora bir nokta sen’e ulaşmanın üç ve uç noktalarındayım.
-Kırık Kalpler Durağının Mimarlığı
Can kentinden canan kentine giden yalnızlık yollardaki levhalardan ismimi ezberler .
-Pişmanlık mesnevilerimi okur aşk yolculuğunda. Uğruna bağrımın ipekböceklerinin yaptığı ipek yolunda yol bitmezlere şiir olur.
-Beni okur can kırıklarının mahzenlerinde büyüyen bülbül.
-Yürek Okuluna Yazıldım,Beni Öğret Bana Örtmenim
Y
üz/geçindeyim, süzülüyor yar diyemediklerim. Su bile geçmiyorsa süz/gecinden bu hayata neye mayalanacak.
Y/ağışla beni, nemli gözlerinden. Buhurların yücelsin yar/yüzüme…
Dolaş manalarımda yeşil gözlerinle katıl aşkın katılımcı cümlelerine…
Yankısı olan sözlerimin tufan güncesine yazıl. Okşanıl meltemlerin gönül bahçesinde esmelisin.
Yamalı bohçası olan gelinmişliğin gelini olmalısın. Gam gemimi batırmalıyım yüreğinde.Ufkun, utkun, umudun, usun, uğurun en güzel yoldaşı olup kabarcıklar kadar temiz bir aşka su olmalı dünyamız.
-Gözyaşlarını içinde derle, durularsın yüreğini bensiz kaldığın bir günde.
Gelmelerin öğütüldüğü aşksızlık değirmeninde vurgun sevdalara tane taneydim.. Buluşmanın eskiz gizli oncalarında tüm sancılar bir gala güncesinde bir gülden
alınma alınganlıklarla içimi temizliyordu.. Sense uzaklarını emziren bensizliğin bebeğine benden ninniler söylüyordun.. Oysa ruhunun salıncağı dışında uykusu gelemeyen ve sensiz ağlayan bir avurun su ve can haliyim.
Gözlerini çevir ve çıkar arkaik heveslerin son nefesinde.Sıkılmış bir umudun dumanında tütsün tasvir edilememiş kavuşma anlarımız.Önce gözlerinden sevinç gözyaşları aksın koca bir bebek haline acısın gamsız halim.
Neden bende değilsinin direnç kapsüllerini içir kendi uzaklarına,bensiz her ana.Gitmeler labirentinde aşkı aşkı buldu, beklemeler eklemelere ek.
Pusulasız, arzular kendi yanlışlarında yazıkların redifi. kafiyeler üzüldü seninle aynı, şiirin sonunda cinaslı bir aşk yaşamadan yıllar geçiyor.
nazlarına geldim, gönül sazına geldim
buldum seni benden bir tel koptu bendimden
yüreğim sana akıp gidiyor
artık sen çalınıyorsan yeni ezgiyle
mümkünsüzlüğün ümmisiyim sana karşı
Yanımda olmayışın tahrip edilmiş damarlarıma yeni özlem akışı sıralıyor, sen ile ben arasında akıyor pınarlar.En eskiz siluetimdi yakamozların suskunlukları susatır beni sana.Aç kalınmış,öç alınmış yaraların kabuk bağladığı imkansızlıklardayım.
Gelmelerin eşkâlini çizemiyor beni senden çalan kayıtsızlar. Yürüdüğün yollara, dökülüşlerle, sızılarla ve sensizlikle perma perişanlıklarım sur olmuş, sır olmuş,har olmuş,ar olmuş.Hangi yol, yoldan çıkmış, hangi çıkmışlık çıkını yüreğimde alıp hatmetmiş gidişlerini.Ben kimin gönül cebindeki bozuk parayım bilmiyorum yıldızım.
Anka’nın göğsüme yaptığı yuvada yurtsuz sevgiler dileyen bir güzelin mavi gözlerinden yeni denizler yuttum.Dalgaların adılında dilendim, bilendim her belirtecin zamansızlığında.Beni sordu sen.Sen misin,soran mısın,arayan mısın,aranan mısın,aratılan mısın bütün bilinmeyenler sen dedi ben hep dedim ama çözülemedi kavuşmalar.
Utanmış güzelliklere güneşler kapattım, esmerleşti hazlarım.Avuç avuç serpilmiş tuz oldun yarama.Bandırdın en kesif,en derin, en içten, en yakıcı her yerime.Durulandım biraz,unutulmazlığın bütün unutmalarını aldım ektim çaresizliklere.Ortağı oldum gelişi güzel gitmelerin çiy anlarına. Güneşini bekledim,gün _eşimi bekledim, bekledim işteleri.
Aşk gözlerimden baktı,her bakıştan bir güneş doğurdum gözbebeklerine.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!