İki tespit arasında teşbihlerimin tespih boncuğu incikliğini sayıklarken.
“İkrar”ın tekririnde imkansızlığının inkarı gün yüzüne çıktı.
Belirsizlik sıfatına ulanmış bir gelecek gibi suskun yarınlara yar gölgen düştü.
Sukutum ve suskunluğuma değiyor değmediklerin, diyemediklerin, yaşamayamadıkların.Gittikçe imkansızlığın sızısı oluyorsun.
-Örülen duvarların altında kalmışlığın var.Kalmışsın kendi duvarlarında.Başkasının duvarında değil.İnsan kendini aşar, kendini aşınca her şeyi aşar. Anacıl duvarların bahane yazılarında okunmaz gerçek sevda yazgısı.
-Aşmayı aşılamak gerek ruha,yaşanmaya, anlara.Yeşermek lazım imkana.İmkansızlığı düşlerden ayrıştırmak gerek.
İç dünyasını kurşunlayan ruh erinciyim. Fiziksel ölümden daha zor ölümler yaşıyorum sen ile sensizliğin kazandırdığı yaşam arasında.
-Susan iç sesimin dış sesi atom kadar saklı sesler çıkarıyor. Bağırdım arkandan sözlerle, dizelerle, bekleyişlerle. Kendini bulup kendine gelmelerle sana geldim. Her gün yeniden yanımdaki sesini melodi yaptım hülyalarıma.
-Haykırmamak…
- Hoş görmek …
Bütün iç güzellikleri sıraladım durdum sensiz her güne.İçimi öldürüp sensiz yaşayan dışımı nakışlamak istemedim güzellere.
-Can kırıklarını bir bir bombalayıp Nagazaki’ne gelmek istemedim .Hiroşima yüreğimken seni de Nagazaki kılamazdım.
Ş..
eşitliği ütüleyen kalbinin kırışık uzaklığındayım
sensizliği ıslatan damlanın zerrecik yakınıyım
yalnızlığı vurgulayan gözlerinin kitabı kokusuyum
aşkı yüreğinde volkanik kılan sevmenin şulesisin
seni saran hislerimin yolu bağrının bakir alevinde
anlamlara varyant olan sevdanın algı şehrindeki sözcük atasıyım
sevilere kopuşun filmini oynuyorum imgesel duruşumla
anlara böldüğümüz, şanlara yazdığımız güzel anların dibek taşındayım
kendimi sende kaybetmiş demleri topluyorum severek
mutluluğu aşılayan güzel yarın atlasında yeşiline göz oluyor sevdam
*Başköşesi aşk ocağına dayalı sıcaklıklarım var.Felsefi tinler sıcağında kavruluyorum .İlk filozofun sözleri arasında son sözlerin karışıyor. Thales : “Neyin var olduğu” “Neyin gerçek olduğu” ya da “Neyin gerçekten var olduğu” sorusu üzerinde düşünmüş,düşüncenin giyotin ağzı olmuş.
Thales, çokluğun kendisinden türediği, çokluğun gerisindeki bu birliğin “su” olduğunu öne sürmüştür.
Her şeyin özü sudan ibarettir keskinliğinde ıslanmayı kabul etmiş.
Şimdi sevgilim Thales benim.Onun doğrularını, yanılgılarını biraz benden dinle.
Su evet, katı, sıvı ve hava haline dönüştüğü doğrudur. Gözlemek yetiyor. Onun arkhe olarak su tercihinde etkili olmuş.Bu da güzel.İlk insanlık için önem arz ederim.M.Ö 6.yy için büyük gelişme.
Gerçek şu ki buharlaşma fenomeni suyun buhar ya da hava olabilmesini, donma fenomeni ise, suyun toprak olabilmesi denklemini getirmiş, özler üstüne su serpmiştir.
Kimi Gerçekler Sığmaz Yüreğe
-Kimi gerçeklerimden gerilir hayaller.Olmazların düğünü var, olacaklar mendil sallıyor.
-İki kadın arasında deliren bir eren oluyorum. Ermiş değilim, sevmiş değilim, sevilmiş olmak da yetmiyor.
Dinle Ceylan Yürekli…
-Seni unutabileceğimi düşündüğün düşler cihanındayım. Ruhunu saran ceninler aşk bebek olurken unutmak türküsünü çalanların h’alay b’aşını çekemem
İçin gözümde yeşil gözlerinin matem ormanı oluşamaz. Aşk, bir savaştır, büyük aşklar dünya savaşı gibidir.Her cepheden, her duygudan, her tanıdık, hayrandan, seyranden, itten , saldırı gelir.
-Büyük aşka hazır bir yüreğin yoksa, başkalarının yalan dizisinde ağlamaya devam edersin ceylan yüreklim.
-Bir zavallının kaybediş eğlencesine meze olamazsın. Bir duruşun vardı, aşka teslimiyeti öğreten.
Unutulmadığın anların dilinde söylediklerin çalınır
…:köhnemiş uzakların sesi kısılır
Yakınlar yakarır seni
…:özlem örüyor seni bir günlere
Meçhul ve meşhur kalışların alıştırmasındayım
…:Sayfa sen ile sayfa hep sen arasında ödevim
Şairzal:
Sensizliğin acil kapısından ruhunun hastanesine yatırdılar. Ser’umudu taktılar.Biraz iyi kadar iyiyim şimdi.
-Issız manalara azizlik yapıyorum. Dilime kilitlenen sözcüklerin yeni anlamındayım.Anlatılmaya mecbur kentler sahilindeyim.Islak düşlerimden, kurumuş düşüncelerime kadar senli toparlanış aziziyim.
Susturulmuşluğun susturucusu gibi, vurulduğun sende k’anıyor yüreğim.
şarkılar içinde şarkını yazıp okuyor sözsüz bestelerim
dünyanın en güzel yerinde dünyamın en güzeli sen nakaratı gibi
çalınıyor sevda/
keskinleştirdim notaların diyebildiklerini
hangi şarkıyı dinlesem sanki ben yazmışım
hangi şarkıyı dinlemesem sanki ben susmuşum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!