Hayrettin Taylan Şiirleri - Şair Hayrett ...

Hayrettin Taylan

gül tarihinin talihinde kırmızıların kalmış
senin için içini boşaltmış yüreğim yanmış
bütün geçmiş ve gelecek aynanda asılı kalmış
tadı senle kalan kalakalışlarım var
taranıyor sözlerinin kitabı
aşka gelgitler sunuyor ay yüzün

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Her seher boğaz sularında sensizliğe yıkanır, yakınır içsel dalgalarım.
Yosunların benime dolanır, gelirsin sahilime deniz analarıyla.Andıç yemiş bir iletişimin sularında seni yazamıyorum asıllarım kirlenmiş, atık sevdalar karışmış bir sensizlik denizindeyim.Her anım kirli isteklerle akıyor ama senin denizine doğru dizginleri kopmuş aşkın yunusu olmak dışında çarem kalmıyor.
Gelişler eskisi gibi ılık değil.Seninle gelen efsunlu rüzgâr saçlarımı ve suçlarımı dalgalandırıyor. Açık kahveye boyadığın saçların vedaya açılmış gibi yüzüme vurur. Yar beni tarar mısın saçlarınla, özlemlerinle… Tarak uçlarına sevgimi ekledim ki saçlarının kökünden beynine iletilerim rahat gelsin diye.
İz ve söz bitmez aşka sen ancı, yeni bir bahara beni yeşert. Ah yeşilim, gül nazım, sevdalım, bahara sunaklı sultanım, gecemin yıldızı,sözlerimin sözlüğü baharımda har var.Kurumuş özlemlerimin toprağına sevgi buhurlarında damlalar aksın.Mahmuzları ışıl ışıl gözlerinle şıklansın hayat.
Yedi bulut çığlıklarına dörtnala koşuyor yıldızlarım.Hazlarımın hazır dokunuşlarından koşular yapıyoruz senle senli olmanın son anında.
Heybemizde kavuşmanın bütün erzakı,biraz çok özleyen benden arta kalan sevgiyle ağırlık kazanıyor buluşmalarımız.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

sadece söyleyemediklerinde kalsam,
suskun yaramın merhemi olur mu
anlamsız kelimeler olsam felsefe beni anlar mı
ki sensizlik kadar anlamsız bir izm de yok

yaşanmışlık büyüsü arasında büyücü yaptın sende büyüdükçe

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Sessiz ,sazsız,sensizdi hüzün. Sağdıkça gelişleri süt kokan özlemlerim depreşir. Acı, girdabını kalamayışların salıncağında sallarken, örgeli mutluluklarla sensizliğe tutunuyorum.
Hani hatırlar mısın otobandır diye arabayı sana vermiştim. Ve bir otobüs şoförü bizim arabayı sıkıştırmış sen heyecandan sol şeride kaçmıştın.Ölümle göz göze gelmiş,gözlerindeki korkunun soyadı okunmuştu.Yan yana kalmanın kırık gündönümünde kalışımızı kutlayan ruh haline nazireler dizen yolun ta başındayım.Bolu Tüneline az kalmış hayallerimizin,ölüme yakın acılarından, gitmelerinin asıl tünelinde gidişinin usturalı adımlarında keyfim henüz yörüngesine fırlatılmadı.
Ötümüz dudaklarımızda popüler parçalarını ütülerken nakaratı tüm yürekleri parçalıyordu.
“Efsaneler yazdırdım sevday-ı aşka dair,
Gamdan dilimde Hayri hali ferağ olaydı

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

*Beynin boşluğunda kalan hoşluğum farklı algıların dalgalarını yaydı.
Frekansların kaldı bam telimde, aba yelimde, unutulma selinde.
Anında tepkilerin eski bir beyini besledi. Ani tepkilerin değer, eskiyen beynin kendini yenilememesidir. Beyin hücreleri sürekli yenilenir.
-Beyinsel değişim eski kabullerin izinde kalabilir.Gelenek bu bağlamda kendi mantığını aşılamıştır sevdiğine.
Ya da içgüdüsel hayvanilik yönümüz kendine akar. Bu yüzden eskiz paspaslarını yüreğimin kapısından çekmelisin Ayşenaz.
-Güven, sadakat, samimiyet, sorumluluk, sevginin gerçek bileşenleri.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Güzelliğinin nimeti, sözlerime ganimet. Kendimle savaşın kazancıydı sevdan. Yabancılaşmış kişiliklerin arasında kişiliğinden çok dişiliğini sözcüklerime sunan kirli emelin kızları arasında misk- amberliğin aşk yüzü gibi aktın sevdama.
-Mistik hülyalar kentindeyim.Susamıştım gerçek aşka.İstanbul kadar kalabalıklaşmış,İstanbul suyu kadar kirlenmiş, arıtılmaya muhtaç anların arıtma cihazı gibi yüreğinde hiç kirlenmemiş ab-ı hayatın suyunu içmeye, şule-i aşka teslim olmaya geldim.
-Gözümün kovduğu herkesten kaçarak, gönlümün seni gördüğü, görülmüşlük kentine geldim.
- S’özüme pay verecek paydaların sağlamasında, işlemsiz teslim oldu sonuç.Sonucu işlemeli,işveli, oyalı, senli bir sondaydım.Bir son binlerce ilki doğuran kıvılcımın kızılcığı gibiydin.
-Sevgimizi azaltamaya çalışan aşk düşmanlarına karşı siperimiz hazırdı.Onların saldırısı daha çok bağladı.Daha çok kaliteliğinin dokusunda okundum.
Bırak avcılar çıkarsın yalanlarını taştan.Bırak,ötsün bay bay değiğim papağan…Bırak çırpınış çarpmasıyla kendirlerini vursun yazılmamış aşk duvarlarına.Acizliğin acunluğunu yazsın kendinlerince.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Masalların yazgısı benim.
Demek ki bu seven , bu gelen, bu giden, bu yüreğimde ve çevremde salınan Peri sensin. Şimdi bu perişanlığıma neden zam yaptın aşk gözlerinle, dudak uçlarınla…beni bağladın masalına.İçindeki uzlara, derelere,tepelere tırmandım.
Beni senden koparmaya çalışan cadılar cehenneminden kaçıp kokuna geldim.Kokular cennetinde miski amberinde kalışlarımı bıraktım.

-Ucunu bucağını bilmediğim sonsuzluğun son muharririyim. Yazılmamışlığın derinlerindeyim. Yazılacak olanların kırılmayacaklarını taşıyor özlemlerim.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

bir akşam alınmış hatta satılmış bir gece saracağım bensizliğine
sana getirmek için ay ve yıldızları aza yapacağım terk edilmiş her yere

hasretine varmak için hazır ganiler yağdıracağım
yüreğime şan diye akıttığın senli kevserlerden içeceğim
beni bıraktığın gergefleri ekleyeceğim

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Şairzal:
-Senin gözlerin yeşil diye bütün sözlerim yemyeşil. Manalarımda ormanlar gürleşir. Yeni sözlerimden sevda ormanımız oldu. Sen sözcüklerin ceylan gözlüsü, sen bu yemyeşil sözlerim arasında ürkek bir ceylan gibi sevgime yeşil yeşil akıyorsun.

-Derinliğine kapıldığım kopuşlar filmiyim.Baş roldesin. Rolün ile ilgin arasında başlıyor film.Senarist , bir sürü engel, içsel çatışma, ürkek anlar koymuş; ama her şeye yeşil gözlerinin dibinde bitiyor bir ömür dillere destan olacak aşkımız.

Şimdi yoksun diye günlerim kündeye tuş oldu düşlerine. Gün aynı. Sabah erken kalkıp okullarına giden öğrencilerin telaşı gibi. İşine yetişmek isteyen yetişkinlerin iş telaşından yüreğini unuttuğu anlar gibiyim.Sensizlik dizboyu. Yoksun, diye içimdeki denizin yosunları yoksunlarına sarılmış.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Yitiyorsun! ! !
Saçlarını göremiyorum kirpiklerine benzemeli…
Aşk yüzünde kayıyor yıldızların.Son sözlerin yıldız oluyor gal_aksine.
-Kalbimin sen gezegenini arıyor uzay bilimcileri. Ay’a çıkan ilk benim aslında. Sen benim aşk dünyamın uydusu ay_şem’din.Ayı eriten mumlarınla geldin.Kalbimin çağlayanlarına pınar oldun aktın.
-Unutmaya çalıştığım senli günlerin deminde geceler uzadı, ay sustu, yıldızlar ağladı. Ay yüzünle ay ‘ın yüzü kardeş olup susturmadı bu senli yanardağımı.
Yine de sevmiştim, yine de beklemiştim seni. Meylime gelen hurilerin can evinde sana ölmüştüm. Yıldızların falındaydım. Saçların örtmüştü bulutları. Yağmur olmaya vakiyim.

Devamını Oku