Seni dünya yaptıktan sonra yüreğimde küresel ısınma devam etti.
Şimdi bütün kürelerde sensizliğin penguenleri ölür.Yalnızlığının kutbunda buzullar şarkı söyler.
-Erir aşk, erincine sarılır sarılmalarım.
Beni de anlamaz olur anlam.
Hiç kimse yok, olmayacak bu bahtsızlığın iklim değişiminde. Jeopolitik gizemlerinde sırlarım kademlerini sunacak. Seni özleyecek yaz mevsimi.
-Sen aşkın yazgısıydın yazlara. Şimdi karakışları uzatıp uzlarını bağlama
bir yanım karla kaplı çatımda beyazların ve ayazlarn
bir yanım yanılmanın yangısı gelmenin angısı
çıkılmaz bir çıkışın çokgeniyim genlerimde sen havarileri
'oracıkta' 'ancak' anın durması için durulan sevda yanar
yangınlarını da götür gecelere hecelisin beni tüm seviler
...en acıtanı tan eyle vatan eyle özlenenlerimize biraz mehtap es benden
El’azize Gelmez misin Nazlıcan-2
“En çirkin dekolte aramızın açık olmasıdır.”
Dekolteni kapatacak param parçalarım var. Permalarını da yamala belki perişanlığımı da kapatırsın. G’özüm görmesin dekolteni.
'o kendini biliyora ithaf'
Dudaklarının yaşam pınarında bir tas sevda suyu aldım susamışlığım gitti.
En ölümsüz yaşam beyazlarına ismini yazdım, yazıldım huzur dalgalarına. Kavuşmanın gücüyle salla beni, içsel bebeklerimi.İçimde yaşanmış felaketlerden sonra geldin,viranelerimde gül gibi yetiştin.
Ayrılıklar dökülürken kaçınılmazların dallarından sevdayı toplar ruhun akutları. Bilinmez bir tutkuyla çağırdım senli huzurların çiçeklerini,kendime baharlar sundun.Uzak kalışlarına destanlar yazdım kendi mitlerimden.. Yolcusuz aşk metrobüsü ilerler aşkın ilk ışıklarıyla, beni sensizliğin en anlatılmaz kentine taşırlar.Nerde ineceğim,hangi sokak,hangi cadde,hangi felsefi manada duracağız bilmiyorum.
kalakalışını payladığım işlemsiz uzaklarındayım
teselli yalnız sana teslimlerimde araşır
gözleri dönmüş bir bercestenin zindiyim
bekleyişin sözsüz çölünde arıyorum seni
kanattığın yüreğimden akıyorum sensizliğe
23.23 2009
Özündeki çiğdemin kokuları gelmiyor oysa baharındayım.Gayrı açılmanı bekledim.Yusuf’un aşka alıştırmalar yaptığım dipsiz özlemlerin kuyusundan çıkarmalısın bir sözünle.
-Acım çilesi bitmeyen dizelerde,şarkılarda,ölümsüz demlerde.
Neyzenler döner, ney çalınır sızılarımın sahilinde. Sonsuzluğun başı döner, sana döner hasretim.
*Kırgın bir ceylan gibi gidişin kalır en derinlerimde. Unutmak istesem de yüreğinde simyam kaldı aşk ceylanım.
Bu aşkın pinokyosu benim. Burnum Kaf dağında,kokunu alamıyorum.
Güllerini kaldırıp koklayacak mecalim yok.
-Daha fazla kalamam sensiz piren kentlerinde.
-Çaresiz bir kalışın hicazkar resitalinde susamam. Mum kokulu dünyanda kalamam sensiz.
-Gerdek gecesi aşk katili tarafından öldürülen Suna’nın gelinliğini pınar kenarında yıkarken sabununu çalan karga benim işte.
-Gagalar yok, kahırlarım var. Kalıntıların, çalakalem gidişlerin var. Bir den gözlerinden akan damlanın son sesi.
hükümsüz, hakimsiz, bensiz bir tarihin son sayfasında
yalan bir bulmaca, varsıl bir kurmaca yazılır ulusun yazgısında
us ile uslanmayanın usanmışlığında lösler toplar gerçeği
yakılan bir milletin özü
yıkılan bir milletin ruh evi
kapatılan bir milletin gözü
Bir gülüşün istendik pınarları akıtır aşkımızı
Bir sızış gerçeğimin beyazlarına yanar,yanar aşk
Kim olduğum ne olduğum öneminde değillerin batar sineme
Seni sevebildiğim yerdeyim yar
Senden başka bir şey beklemeyenlerdenim
Yalnızım, bütün aşklar, güzellikler, senden kalanlarla.
-En uzak olan, kendimle en yakın sen arasında birikiyor aşka mecralarım.
Mücrimlerimi deliyor müzminlerim. Gittiğin uzakta hasreti uzamış hayallerim var. Düştüm seninle düşler kurduğumuz kurulu özlemlerin seyrine.
-Son gülüşün, son bir rüyanın ortasında beni ağlatıyordu.
Vurdumduymazlarım duyuyor sağır sultan kaldığım kalakalışlarında.
-Suçüstü yakalanıyorum seni sevdiğim için. Gözlerimden akıyor aşkına pınarlarım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!