Hayrettin Taylan Şiirleri - Şair Hayrett ...

Hayrettin Taylan

avutarak kendimi sana sakladım harf harf
şimdi sevginle sözcük yap sevda kitabımız için
şimdi aşk ceplerine beni koy kağıt sevdalar yerine
param ve yaram sensin

yarından geçmek için yarinden geçen tutkunun eskimeziyim

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Mutluluğun dalgalarında gizin suları kirlenir,mavi yelkenli ruh seferim gelir, beni alır sensiz kalakaldığım isimsiz sevda kraterlerinde kurtarır.
Bakışlarının ummanları tuzlu sular yutar sensiz,nefessiz kaldığımız teneffüslerde.En tenha bir gölgede bakışmak gerek,bütün okulun gözü görmesin kör bakışlarımı.
Rengine paketlenen bir düş yumağım var,Türk edebiyatı dersinde şair hocamızın yazıp okuduğu şu şiirin son mısrasında biraz öldüm can hışımım.
“İlmi düşler çiziyorum tuvale, ruhumda tatlı ırmak akar gülüşüne
Masallar akraşır dostluk merdivenlerinde ben ile sen arasında Kaflar uzar.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Okyanusları çöle verdim,seni yele serdim
…: içimde sulara açılan heveslerin akan beyazıyım
Sevdikçe beyaza boyanır ömrümün merdiveni
…:basamak basamak gelirim sensizliğe
Yüceler buhurun nemlerime
…:Yarın yağmurun öpüşme demidir tutku toprağımda

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

-
Aşk, bir cambazın ipine tutunarak içsel cambazlık yapma sanatını sevdiğine öğretme sanatıdır.
-İmkânsızlığın imine cümle olup sevdiğini yüklem olarak ölümsüz kılmaktır aşk. İşte Dilnaz, işte öznesi olduğum aşkın mumyalı beklevici ben geldim kendime.
Sensizliğin işaretlerindeyim. Trafik işaretlerinden aşka giden tek yolcuyum. Sol şeridim kapalı. Sollama yapmak istediğim sensiz her güzelin ruh aracına çarptım. Yaralandım, kanadım, ölüp ölüp sana doğdum. Kaskom sendin. Bedelsiz bir kasko.
-Ruh aracımı eşruhu sendin. Eşruhu yakalamak o kadar zorken. Eşruhu kaybetmenin kayıp ilanlarını kim anlar ki?
-Bir ben’i tümleyen zincirleme sevi tamlamasının adılıydın.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Aşka “Geldim”

Birazdan gelecek demenin demosuydum,senli içli içli çalınıyordu dünyam. Ne kadar geçmişti bilemedim. Hoşluğu dolduran özlemle geçen gün müydü yoksa asırlar mı geçmişti yüreğinde çözemedi.Çözümsüz bir soru gibi hasret kalemimle seni yazıyordum.
Umutsuzluk geldi tam da oturdu sensizliğin her zerresine sözlerin bende zerken.
Her an kesin gelir diye beklemişti nakışladığın beklemelerim. Habersiz bırakmaz diye gün boyu baktı mail kutusuna, köşeye attığı cep telefonuna,kapının ziline,postacı amcay,aygaz diye bağıran amcaya,uçan güvercinlerin gagasına,daha her ana her sese.
Bekledim bekledi, beklemelerim. Yakup’tan okuntulara sustum.Sabır dedi her zamanki gibi sabır… Yusuf’un kanlı gömleğini gitmişti ali yüreğim.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Bir adın kaldı gidilmenin cephesinde Başlangıçtan bu yana,
uyumsuz ve aşkın mutlu kelebekleriydik aşkın güneşine uçmaya hazır gibi sevdik.
Sen, özlenmeye çalınmayı bekleyen bağlarımın bağlaması ve tutkularımın ağlaması…
Ben, hayatı yıkmış, çapından fazla çapalama yapan güzellerin suyunda ve huyundan yıkanmış uslanmaz ve bir o kadar us üstünde yürüyen aşk çambazı.
Doygun ve efkarlı haline ıraklar besledim.Bağıl hislerim sislerine bulutsu heceler derledi.
Çığlık çığlığa, aşk içre aşk içre, aşk arası aşklara, ali cenap buluşmalarımız keyfe dönence oldu.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Gözlerimiz kapalı, açma huzurunu. Kapalı kalsın kalışlar beni benden alışlar. Alıştırılmış bozulmuş bir sevdanın kokusunu yaşıyorum
yan-yana dinlenen iki kumruyduk.İki yumurta yapmıştı özlemlerimiz ve özellerimiz.
İki kişilik mutluluk şefi olmuştu sevgi orkestrasının
Tümceleri kısa ama yan yana alışmalarımız uzundu. Hayata hatasız hatlar ve hadler bağlamıştık.
Yokluğun tüm tanelerini senle yaşayarak bir tane olmuştuk.
Özetlemişti özümüz.Tözümüz tüzellerinden tazikli sular fışkırdı sevda göletimize.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

-Katre katre haykırışlardayım.Ummadıklarım umman olmuş. Ay ‘şemimi eritir mi aşkım.
-Dem vakti takvimlerden ödev alıyor, bir bir dökülüyorum senden.Yazılmayan kaderden müjdeci kuşlar konuyor yarama.Kederimi gagalıyorlar. Oysa vardı elbet bizimde ulaşamadıklarımız. N/azarın son yıktığı can tepesi bizdik.
Aradığımdın, çağırdığımdın,bağırdığımdın, yandığımdın, sönmeyen aşk y/anardağımdın.
-Entari giymiş ay’ı şal olarak kullanan bulutların yandaşıyım bu gece.
-Ay’şemi eritir mi yakamozlar yangınlarıma kardeşken, nemli gözlerine vicdanım okyanus olup seni paklamaya kurbanken bilemedim.
Bizi anlatan yoldaş türkülerin dilindeyim. Beni lal sanıyor s/azlar.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

' o kendini biliyora'

Kırılmış bilincin cinlerine geceler sunan bunamamış bir derviştim.
Aşklarımı eskiten menkıbe şehirlerinde leylalar öldürüyordum sözcelerimle,aşksız akışlarımla.Üzerimde tutkudan elbiseler ve alnımda güzelleri gösteren bir ayna.
Gelmeye uzanan yolumun üstüne üst benlikten bilinç erkine giden arkaik arzuların seli akar ve sürükler beni bir çift göze ve söze…
karanlık dehlizlerindeydi kara sevdamın minimize edilmiş aşk sonrası son anları.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

İki tespit arasında teşbihlerimin tespih boncuğu incikliğini sayıklarken.
“İkrar”ın tekririnde imkansızlığının inkarı gün yüzüne çıktı.
Belirsizlik sıfatına ulanmış bir gelecek gibi suskun yarınlara yar gölgen düştü.
Sukutum ve suskunluğuma değiyor değmediklerin, diyemediklerin, yaşamayamadıkların.Gittikçe imkansızlığın sızısı oluyorsun.
-Örülen duvarların altında kalmışlığın var.Kalmışsın kendi duvarlarında.Başkasının duvarında değil.İnsan kendini aşar, kendini aşınca her şeyi aşar. Anacıl duvarların bahane yazılarında okunmaz gerçek sevda yazgısı.
-Aşmayı aşılamak gerek ruha,yaşanmaya, anlara.Yeşermek lazım imkana.İmkansızlığı düşlerden ayrıştırmak gerek.

Devamını Oku