Doğum gününde aklanmış dramların son faslını oynadım
Yanık ayrılışları sırtıma alarak ve seni orda bırakarak kaçtım hesapsız ahlarıma
Kitlenmiş vicdanın son lekelerini paklayan huzurun son zerrine zar attım
Düşüş oldu düşlerim kayıplar kazandı
Uğruna dökülen gözyaşlarımdan yoluna ısırganlar büyürken
Yüreğimde büyüttüğün sevili aslan ayrılıklara saldırırken
yanılsamadır unutamadığım yüzün
benzerliğinin kopyasındadır hüznüm
yaramın son baskısını okur kırık gönlün
Bilesin
senden çıkmalıyım sensizliğine odak olmalıyım
-Ressam rolündeyim. Tuvalimde başlıyor tövbelerim. Terbiye edilmiş renklerle seni çiziyorum.
Güzelliğinin güzel tonlarını renklere veriyorum. Güzel renklerin güzelliği olarak kalıyorsun.
Yeşil:
-Ben tabiatın en güzel rengiydim. Sonsuz huzurlar sağardım yüreklere. Yeşildim ta ki sevdiğinin yeşil gözlerini görünce, yeşillik meğer oradaymış. Artık tabiatını değiştiren bu yeşil gözlünü tabiat kıl şair.Onun yeşil gözlerinde başlayan sevda ışığın sönmesin.Dünyanın en şanslı yüreği var sende. Şair, sana daha çok hayran kaldım. Yazılarında yeşilliğin bütün manaları vardı. Yeşili giydiren sözlerin var.
-Sözcüklerin o kadar yeşil ki onun yeşil gözlerini göremiyorum bazen.Bazen sözcüklerin tabiatın sonsuz rengi, bazen derin manaların.
-Bu yemyeşil sevdanın renginde aradan çekiliyorum.
Hıçkırığının Sesinden Vuslat Sagusu
yapayalnızlığın hıçkırık demindeyim
gülmenin yakıştığı aşk definesiyim
gülemiyorum
Tutku adasında doğdum.Etrafım sevginin sularıyla kaplı. Kirlenmiş bütün her emelim temizlendi.
Seni darmadağın eder sevgimin sesi.İçimdeki bütün gerçeklerin sesi olduğundan yıkar bendini.Uykularını kaçıran yalnızlık bilmecelerinin cevabını arar emelin.Bilgi ile bilmece arasında maniler sırnaşır yüreğine.
“Mani maniye kelam
Sevdiğime benden selam
Gidişin kendini doğrulayacak
bir
aşk mecrasında aşka aşk
sevilmiş geçmiş zamanlarda
S’alma uçurumlara giden yaşanırlık aslanı değilim. Algının bülbülüyüm.Kirlenmiş emellere karşı, karşı konulmaz sevdanı ilimle tanıştırdım.
Ahir zaman aşkları kendi ahretini burada kurmuş. Senin cennetine gelmek için sevaplarımı artırmaya çalıştım.
*Bir farkındalık sahilindesin.Bir bilinç gülünün büyüyen kırmızılığısıdır.Bense ilmi beynin gagasında taşıyan ünlü bir bülbülüm.
-Beni ünlü kılan da kırmızı gülündü.
Hadi gel!
Zamanın kanadı olalım. Uçalım sevi benliğimize.
Gün’eşi sol yanımıza alıp kalalım sevda sıcağına.
Düşlerim kirlenmiş, hadi gel birlikte düşünelim ki temizlensin düşlerim, düşüncelerim, düşlenemediklerim.
-Birbirine değmemiş değerlerimizin cümle teninde dokunalım sözcüklerle.Ruhumuzun manalarında anlam kazansın aşk.Yaşamın adılını boyasın yeşil gözlerin. Kanadım oldu verdiğin huzur.Artık seninle uçan manzum bir bülbülüm. Gönül pencerene konan serçeyim. Serçin duygularıma yuva yaptım yüreğinde. Kuluçkaya girmiş yarınlarım var…Sen kadar tatlı, içten, güzel, kadınsı mana yavruları var algımın sonsuz berraklarında.
Hadi gel!
Hisler bulvarındayım, yüreğimde penguen bir sevda. Düşlerim buzul tuvale seni çizer. Hangi sıcaklığın eritir bu çizimleri bilmiyorum.
Hızlı geçiyor burada sensizlik.Gülün gözlerinden kıpkızıl sevdalara taranıyorum. Suskunluk hüzünlü bir veda gibi ibrişim serper alınganlıklara. Bir bülbül korosu Kurdi Hicaz derdimden seni çalıyorlar.
“Aşk Aslında Çok Özel Birinin Gelip Yarana Dokunmasıdır”
Büyümek dedikleri aslında hep bu korkunç boşlukta hep üşümektir hep üşümektir”
Bu nakaratların dilinde aşka müptela özlemin üşür,ruhun sıvılaşır,akar kimyasal bir yasa.Bu yasların yaralarımı piminde.Bir yağmur yağmasa infilak edecek sana olan bağıllarım bilesin. Her yara kurumaz bu da gerçek. Yaralı aşık özüyle buluştuktan sonra boşluğa düşmesi ölümle özdeş bir duygu.O eski boşluk örtmeye başlar hoşluğu bir yara sızı süzer her yerini kalırsın boşlukta. Bayatlanmış gidişler,sağır unutkanlıklar lal korkular ertelenen düşler buzlaşmış uzlaşmalar hırslar basit hesaplar örter belki; ama senden uzak kalışın kalıntıları örtemez ki…
-Neden üşütür sevgi mevsimim söyle?
Zamanla önemsizleşti uzaklığın; çünkü beni sana taşıyan, beni sana yakın kılan tek duygu “özlemenin” aynası oluyordu uzaklar. Sen hep uzak kal Ruhsu.
Yüreğim yok uzaklığın bu yüzden en yakınım gibi kendimden uzaklaştım.
Yüreğimden verdim sana yol. Gidebilirsin hem de salına salına.
İstendik bilişlerim var.Farkındalığın turfandasında seni sevmenin, sende kalmanın ve bir gün gitmenin bütün tatlı meyvelerini bilirim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!