Yüzüm ile yüzüm arasında çarpılmış bakışların fotojenik anı kalmış
Mir ölümcülün yalnızlıkları sarıyor kitabelerini.Seni okuyor yaramın dokunulmazları.Kanıyor aşk …
…:Sanık sandalyesine oturtulmuş ve idamını bekleyen son Mecnun gibi gelmeni bekliyorum…Benden gidişinden daha büyük ölüm olur mu ki?
…:Çek hele? Bu senli ölümleri yüreğimin mihenk taşından. Senin selanı duymak isteyen güzellere kapı açma …
Sırat ile Fırat arasında kavi sevdanın kül ve gül köprüsüyüm
Sevdim ile yenildim aşk yolculuğunda sevdim işte
düğümlerini çözemiyor gidişler
dengenin muhacir kuşları gibi uzak kalışlara ötme
ellerim, üşürken el güzelinin magmasında
yâr olduğunu bilsin yarınlar
suskun bir haldeyim sularıma suların karışmadı
susuz haldeyim su halini özlüyor içimdeki bebek
tüm heveslerden pınarlar akıtmanı bekliyor ruhumun angısı
akil bir buluşun bulmacasında soru gibisin sorul ve sarıl bana
soruluyorsun dönencemde dünya dönmezken bana
hatırı sayılı acıların yanış kasrında kafiyelendik uzaklara
zuhrettiğinde Zühre ağlardı göğümde
isimsiz sislerin kaplamıştı hislerimi
çağcıl bir bağlanışın dilsiz özetlerindeydim
sol yanıma teslim edilmiş yıldız ömrün vardı
vardı varımı yoğumu kitabende toplayan
-Sürdü beni sana.
-Sen kırmızı rujunla öpücük ödevi ver bana.
-Hayatın defterine yazarım seve seve.
-Öp beni aşktan.
-
Her sorunun sorulamayanısın öznelerim bu yüzden ürkek ceylanların yüklemine tümlenir.Kağıtsız sözlere yazdığım, kalbimin bulmacasında okumadan çözdüğüm, içimin defterine düğüm düğüm yazıldığın kavuşul
Yüklemsin.
Bu yüzden dilim suskun sözcükler kemiğine batar.
Ağzım susamış özleyiş cümleleri yakar yüreğimi.
Sesim sus.Hevesim hoş.Dilime doladığım sözlerin özündeyim.
Cıvatası yoktu bu kalbin. Demiri eriten sözlerle, ruhu kalaylayan bakırın özüyle, sevdanın hızıyla gidiyordum.
-Okkalı ve senli oktavlık sevgilerle besleniyordu umudum.Umudum tükenmiyordu.
-Sen uçurum çiçeği değilsin bunu anladım.Özgürlük şarkılarını ağıda çevirmeye çevirmen olamam zaten.
Dev bir çınarın adılıydık.Gölgemizde senli güller.Dallarında bülbülüm.
Betimsizdi. Yemyeşil gözlerinde başlıyor aşka yücelen umudun gözleri
Üzerimizde var olan gerçeğin kuş cıvıltıları, seninle tümlenen güzel bir ses.Sesini duyunca kuşlar uçmayı bırakır, ben uçarım sana.
Umurlarına sürüldüm gayrı nadasta değilim. Uzak kaldığın her ana,
karbon monoksiti bol özlemler yolluyorum. Sen Aşık Veysel’in seline yakınsın, biraz beni oku rüzgardan.
* Tetik düştü düşlerime. Sezalandım bir kere.
-Ruhumun düşlerine balonlar uçur. Gözbebeklerine kadar kafiyelensin sevgin.
Henüz, rüştünü kazanmamış geleceğimize tarih ek.Arşivlerine al en yeni beni.
- Korunaksız uzaklarda üşüyorum. Karar ile kararan arasındayım.
Ş…
kasten seninle yaşlanmaya gelen yaşanırlık ödeviyim.
sevginin mümessiliyim, sicilin benle kabarık
nefsi müdafaamın sonrasından, aşkının sonrasına karışığım
vicdanımın merkezkaçında kaçamadım senden...
nitelikli bir geleceğin anlam gözünden sevdim seni
Vazgeçilmezliğin mabedine senli tümceler zincirlemesi zenci özlemlerimle yazılıyor.
Y/aralı ufukların gizli öznesi sensin. Ruhu zedelenmiş bir ceylan gibi çöllerimden kaçıyorsun.
-Kızıldeniz nemli gözlerini soruyor. Hani yalnız onun Musa’asasıydın. Hani onca “el” sihirbazının ürettiği yılanların, yalanların asası sendeydi diyordu.
-Hani “asan”, hani aşk meleğin.Neden nemli gözleri akıyor akd/enizine.
S/onsuzluğu s'aklıyorsun uzak kalışların can mağarasında.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!