Sevmek mi, sevilmeyi beklemek mi yoksa hep birini sevmek mi? Ortaya karışıktı imlerim.
-Mutluluğun unutan cümlelerin öznesiyim.Yüklemin yüreğimde çürüyor.
Kutlu tümleçlerin zarfıyım, kapattım seni arasözlerden önce ara yürekte.
-Bir ünlem sesinde dilendim sevgi kitabından. Ayraçlarını ayrılıklar üstüne açtın.
Oysa ayraçlara sığacak acılarım, sızılarım, can kırıklarım yoktu. Sensizliğin yabancı yazarıyım yeni ismim “Huwisiog “ söyleşini parantez içinde yazabilirsin.( ben eskiticisi)
-Acıya uzanan sıralı noktalarım yok. Sıraya girmiş sırlarım var. Açıklanmamış ve yalnız senin kulağında söyleyeceğim söylenceler var.
Aslı’sını arayan arayışlarımın b/ağdaşıyım
Usum ile usandıklarımın katre katre ömründeyim
Benim biraz işte
Aşktan uzak keklikler yiyicisiyim
Dağdır yüreğim
Öter gidişler
Kavuşma mataramdaki tutkunun damlasıyım
Bir günlerin gölü oluyorum
Yitirilmiş sevdamıza bent oluyor aşk
Yarın senin barajından yarin elektriği üretilecek
Ve sargısı yarama boyalı sen iyileşecek
Kuğuların balesinde kendine gelecek, geleceğimiz
Yar/alıştırmaları- ödev sayfa ben-1
Noktanın sonuyum, sonum bu kadar
hiçliğim ile içim arasında ünlemler bekleşir
Hiç olmak için çok olmaya üç noktalar uzatır Piri Reis
Aşk dünyamız pafta pafta yüreklere çizilir
-Sürdü beni sana.
-Sen kırmızı rujunla öpücük ödevi ver bana.
-Hayatın defterine yazarım seve seve.
-Öp beni aşktan.
-
Her sorunun sorulamayanısın öznelerim bu yüzden ürkek ceylanların yüklemine tümlenir.Kağıtsız sözlere yazdığım, kalbimin bulmacasında okumadan çözdüğüm, içimin defterine düğüm düğüm yazıldığın kavuşul
Yüklemsin.
Bu yüzden dilim suskun sözcükler kemiğine batar.
Ağzım susamış özleyiş cümleleri yakar yüreğimi.
Sesim sus.Hevesim hoş.Dilime doladığım sözlerin özündeyim.
Cıvatası yoktu bu kalbin. Demiri eriten sözlerle, ruhu kalaylayan bakırın özüyle, sevdanın hızıyla gidiyordum.
-Okkalı ve senli oktavlık sevgilerle besleniyordu umudum.Umudum tükenmiyordu.
-Sen uçurum çiçeği değilsin bunu anladım.Özgürlük şarkılarını ağıda çevirmeye çevirmen olamam zaten.
Dev bir çınarın adılıydık.Gölgemizde senli güller.Dallarında bülbülüm.
Betimsizdi. Yemyeşil gözlerinde başlıyor aşka yücelen umudun gözleri
Üzerimizde var olan gerçeğin kuş cıvıltıları, seninle tümlenen güzel bir ses.Sesini duyunca kuşlar uçmayı bırakır, ben uçarım sana.
Ş…
kasten seninle yaşlanmaya gelen yaşanırlık ödeviyim.
sevginin mümessiliyim, sicilin benle kabarık
nefsi müdafaamın sonrasından, aşkının sonrasına karışığım
vicdanımın merkezkaçında kaçamadım senden...
nitelikli bir geleceğin anlam gözünden sevdim seni
Vazgeçilmezliğin mabedine senli tümceler zincirlemesi zenci özlemlerimle yazılıyor.
Y/aralı ufukların gizli öznesi sensin. Ruhu zedelenmiş bir ceylan gibi çöllerimden kaçıyorsun.
-Kızıldeniz nemli gözlerini soruyor. Hani yalnız onun Musa’asasıydın. Hani onca “el” sihirbazının ürettiği yılanların, yalanların asası sendeydi diyordu.
-Hani “asan”, hani aşk meleğin.Neden nemli gözleri akıyor akd/enizine.
S/onsuzluğu s'aklıyorsun uzak kalışların can mağarasında.
…:Beni tanımadığım bende kalışının ikliminde yazların yazgıma ders veriyor.
Yaşadığımız,yaşanmışlığın közünde ömrüme kızarıyor.
Söylediğin, hissedilen bir ruhun sözlüğünde dile gelir.
Dil susar, dil kemiğine kündelenir, dil seni bana sobeler.
…:Her şey yıkanmış bir geleceğin güzellikleri için. Her şey aslında içimdeki senli isteyiş için aşka mumyalanır.
…:Sen de benim yaramsın; ama içimi yakan , içimi yıkan, beni melankolik sarınmalara atan değil. Beni aşka öğreten, geleceğe kafiyeleyen, dize dize diz boylarına boylam yapan yeni tutku saatimin yarası.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!