karartılara son ben'i de yem etmişken
hele de bu denli ürkekken kimseyi kaderime ortak edemem
sen ki
kadersizliğin son sözlüğündesin
sancılarımı ben bile taşıyamazken başkasını sanrılatamam kendimle..
adın bana şifrelenen bir şüphe
Farkındalığım sevgi çeşmesi.Renk renk akarım. Bir cümbüşe kördüğümlerimi sundum.
Gitmenin kendinde kalanlarına dönüşebilirsin çünkü benim olduğum her şeyde senin hoşluğun. Hiçlikleri zayıflatan izmlerin ilim dışı etkenlerinde edilgin bir öğe gibi durmaktan çıkarsın.
-Oradaydım. Nere diye soru cümlesinde eğme cümlemi.
Acılarım, ikilemlerim, sorunlarım, ilgilerim, silgilerim, silemediklerim aynı teğetin eteğinde. Yırtmaçlı olan yalnızca veballerdi.
Sükunet telkin ediyor suçsuzlar sessizliğine
Geri geri gidiyor artık amaçların karanlığı
İçimin evren kadar boşluğu hoşluğu çölleşiyor
Devrik arzular ruhumun tüm okyanuslarını çoşturuyor
Esrik sistemin sarhoşluğundan buzullar ürüyor üreğimde
masum sorularımı cevapsız bırakan sülük efendi
Yağmura yetişmek isteyen damlalarına yetişti nemli gözlerimin sözleri.
*Yüreği deldi sözcüklerim, gönlü yamaladı yüklemin.Öznesiz kalmadık, cümlesiz yazıştık ruhun bakracında.
-Yokuşuna tırmanan sıfatlarım güzel isminin önünde durup dinlendiler.
-Alelacele geldin hüznümün yanı başına .Benzersiz değildik, benzemeyenlerimizin kök diplerinde gövdeden türemiş hasretlerimiz vardı.
*Kopuşun uçlarına bağlanıyordu umudumuz. Bir sevmekle çok sevmek arasında değildi sevgim. Sevgim vardı, sevgi yumağına gelişigüzelleri
sergin bir aşkın ateşinde gün oldum
kapattım y’araların güneşini
gözlerin güneş oldu sevda ocağıma
sözlerin yıldız oldu gecelerime
piştim kendi meramlarımda
söz nehre aşka bağra ben sana akarken
infilak eden bir güzelin saçlarında beni öldürdü aşk
ölümün güzel oturduğu bir yerde ben kaçışların sakıncalarında
beyazlar ağartıyor ayazlarımı
aranmış arasatlarıma arsa arıyor ruhumun açmazları
ayaklarımın altında kalakalmış tüm dünya
sen ezilen bir hissin pınarı olarak akıyorsun
var olmak vadisinde elif olur duruşun
iç çemberin gözlerinde açılır içsel açılımım
sen de insansın diye başlar benlik denklemimiz
çoğaltmaları olur sensizliğin, yetiklerimize kadar
sızıların bakir anında durulur can gülüm
kokuna kalır sevda, beni kırmızıların teslim eder teslim’iyetim
göçebe laleler seni anlatır leylek kenti istanbul’da
gün yüzüne çıkan özlemlerin baharında eriyorsun
düşler atlasında seni bulamıyor acılar ve aşklar
Kıyım harelerin bütün paftalarımı yakmış olmalı
Hiçbir antik kentte yazılmıyor adın ve kaderin
Zemherilerin çeşnisinde damlar göz yaşların
Volta atan bir başlangıç sevdalısıyım
Kalbimde yüksek voltajlı çarpılmalar var
Param kadar değil sınırsız sevmelerdeyim
Karmaşık bir dil ile dilenen dilciyim
Hudes anlayamaz bizce'yi
Gerçi çoğu kez biz bile anlayamıyoruz
Kayıp ayıpların damla şerhasındayız şehir suskun
İpin ucu, aşkın uçurtmasında bağrın utkun
yıldızsız hecelerin gecelerine ben bitkin
Yaralarımızın minderinde, mim küskün
Elif olsan Araf yüreğimde Tinna Tenna
Beni götürsen götüremediklerine metafizik kıskansa




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!